Opr. Dr. Erol BAYRAKTAR - Kadın Hastalıkları, Gebelik, Doğum, Tüp Bebek , Kısırlık, Aşılama, Laparoskopi, Histereskopi, Genital estetik, Siğil, Labioplasti, Vajinismus

Gebelik Takibi

GEBELİĞİN BİRİNCİ AYI:

Obstetrisyenin amacı gebe kadının sağlığını korumak ve yeni doğanın optimal iyilik halini sağlamaktır. Embriyon, fetal gelişimle ve fetal iyilikle ilgili değerlendirmeler yapacağız. Adetin gecikmesi ile birlikte eşler genellikle gebelik şüphesiyle doktora başvururlar. Gebelik olduğundan emin olmadıkları için de büyük bir heyecan ve merak içerisinde olurlar. Bu nedenle bu ilk ayda yapılan muayenede öncelikle gebeliğin kesin olarak olup olmadığı ultrason ve gerekirse gebelik testleri ile belirlenir. Gebelik varsa sıradaki en önemli konu kalp atışının olup olmadığıdır. Yalnız kalp atışıları çok küçük gebeliklerde oluşmaz, yaklaşık 6 hafta civarında (adet geçmesinden 10-15 gün sonra) görülebilir. Bu ilk ayda bazen gebelik kesesi görüldüğü ve geliştiği halde içerisinde bebek oluşmaz bu duruma da sık rastlanır ve buna "boş gebelik" denir. Bu ay aile bebeğin durumunu ve sağlığını merak edebilir ancak henüz gebelik çok küçük olduğu için bu dönemde bebeğin canlı olması dışında pek bir özelliği değerlendirilemez, bir özürü var mı yok mu bu dönemde anlaşılamaz. Gebelik yaşı veya menstrüel yaşson adet döneminin ilk gününden itibaren geçen zamandır. Bu süreç döllenmeden önce başlar. Bu başlanngıç zamanı bir başka ifadeyle yumurtlama veya döllenmeden iki hafta önce olan bir zamandır. Çünkü çoğu kadın son adt tarihini bilir ve halk arasında kullanılan 'dokuz ay on gün' ifadeside buna göre hesap edilir. Son adet tariine göre hesap edilen yaş pratikte kullanılan gebelik yaşıdır ve bu süre yaklaşık 280 gün veya 40 hafta fetusun doğumuna kadar geçen zamandır. Beklenen doğum tarihini hesap ederkende son adet tarihine 7 gün ekleyip bundan 3 ay çıkarırsak beklenen doğum tarihini bulmuş oluruz. Prenatal muayenede en önemli incelemelerden biri gebeliğin tam olarak kaç haftalık olduğunun belirlenmesidir. Gebelik öncelikle kanda sonra idrarda ve en son ultrasonda tesbit edilir. Ancak gebelik kesesinin ultrasonda net olarak görülmesi sonrasında kesin olarak rahim içi bir gebelikten söz edilebilir. Çok erken gebeliklerde (adetin geçtiği ilk günlerde) testlerde gebelik çıkmasına rağmen ultrasonda görülemez. Bazen eşler son adet tarihini bilemezler ve bu durumda ultrason ölçümlerinden yararlanarak gebelik yaşı belirlenir. İlk üç ay içerisinde yapılan ultrasonografi fetal yaşı saptamada bize büyük yararlar sağlar.

İlk gebelik muayenesinde yapılan diğer işlemler:

*      Genetik, tıbbi, gebelikle ilgili ve psikoseksüel faktörler açısından riskler belirlenir

*      Tahmini doğum tarihi hesaplanı

*      Genel fizik muayene yapılır

*      Annenin gebelik dışında herhangi bir sağlık problemi varsa bunun gebeliğe etkileri değerlendirilir

*      Laboratuar testleri yapılır: Açlık kan şekeri, Tam kan tahlili, idrar tahlili, kan grubu, rh antikor taraması (kan uyuşmazlığı için), troid testleri (TSH), rubella, toxoplazma, Hbs ag testi (Hepatit B), HIV (AIDS) testi önerilir. Son 1 yıl içerisinde yapılmadıysa smear testi yapılmalıdır.

*      Biyokimya (kolesterol, böbrek ve karaciğer testleri v.b) gebelikte rutin önerilen bir test değildir. Anne yaşı ileri ise veya sistemik bazı hastalıkları varsa yapılmalıdır.

*      Gebeliğin ilk haftalarında ağızda çok az bir tad değişikliği, hafif sabah bulantıları görülür. Bu dönemde 'implantasyon kanaması' denilen çok az bir kanama gözlenebilir. Ayrıca halsizlik, göğüslerde aşırı hassasiyet, sık idrara çıkma gibi belirtiler hissedilebilir.

Anneye bu ilk muayenede şu konularda bilgiler verilir:

*      İlaç kullanımı ve gebeliğe zarar verebilecek ilaçlar

*      Sigara ve alkolün bebeğe zararları

*      Kaçınılması gereken röntgen v.b durumlar

*      Gebelikte beslenme

*      Alması gerken vitaminler: Demir dışındaki tüm gereksinimler dengeli bir dietle karşılanabilir. Ayrıca gebeliğin ilk aylarında nöral tüp defektini önlemek için rutin folik asit desteği (0.4 mg) verilmelidir.

*      Kilo alımı

*      Egzersiz

*      ve gebelikte rastlanabilecek sorunlar açısından bilgilendirilmelidirler.

Aşağıda belirtilen durumlarda doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz:

*      Lekelenme şeklinde vajinal kanama

*      Parça düşürme

*      Karında çekilme, kasılma, kramp

*      Şiddetli baş ağrısı

*      Şiddetli kasık ağrısı

*      Şiddetli bulantı, kusma

*      Yüksek ateş

*      İdrar yaparken yanma

*      İdrara çıkamama

*      Şiddetli kabızlık 

5 Haftalık Gebelik:

Embriyonik dönemin başlangıcı ovulasyon/fertilizasyondan sonraki ikinci haftanın sonudur ki bu aynı zamanda bir sonraki adet döneminin başlamasının beklendiği güne denk düşmektedir. 5. haftadan itibaren ana hatlarıyla vücut yapısı oluşmaya başlar. Ovulasyondan sonraki dördüncü haftanın bitimiyle, koryonik kese 2-3 cm çapına ulaşmıştır ve embriyo 4-5 mm boyundadır. Embriyo üç tabakaya ayrılır. Tüm dokular ve organlar bu tabakalardan gelişir. En üst tabakada bir oluk oluşur ve bu oluk daha sonra bebeğinizin beyin, omurilik, omurilik sinirleri ve omurgasının gelişeceği nöral tüpü oluşturmak üzere kapanır.  kalp ve dolaşım sistemi embriyonun orta tabakasından şekillenir. Embriyonun merkezindeki kabartıdan kalp gelişir. 5. haftanın sonunda hem embriyoda hem de plasentada(eş) erken kan elemanları ve kan damarları oluşur. Bebeğinizin ilk kalp atımları döllenmeden 21-22 gün sonra başlar. Ancak yalnızca ultrasonla kalp atım hareketleri izlenebilir. Bu değişikliklerle, dolaşım başlar. Dolaşım sistemi ilk fonksiyon gören organ sistemidir. İç tabakadan akciğerler, barsaklar, ve idrar torbası (mesane) gelişir. 5. haftada iç tabakadan yalnızca bu yapılar gelişir. Diğer organlar bu yapıların gelişiminden sonra şekillenecektir. Döllenmeden hemen sonra bebeğiniz tek hücreli bir zigottur ve mikroskobik boyuttadır bundan sonra embriyo gebeliğin 8. Haftasından sonrada fetüs olarak kabul edilir.

6 Haftalık gebelik:  

Fertilizasyondan sonraki 6. Haftanın sonunda, embriyo 22-24 mm boyundadır ve baş gövdeye kıyasla daha büyüktür. Kalp bütünüyle oluşmuştur. El ve ayak parmakları vardır ve kollar dirseklerden kıvrılmıştır. Temel yüz yapılarını göstermeye başlar. Daha sonra gözlere dönüşecek olan optik kesecikler oluşmaya başlar. Aynı zamanda iç kulağın öncüleri olan yapılar da oluşur. Üst dudak oluşmuştur ve dış kulaklar başın her iki yanında belirgin çıkıntılar yapmıştır. Yüzün üst ve yan tarafındaki dokuların oluşturduğu açıklıktan dudaklar oluşacaktır. Dudak açıklığının altındaki katlantılardan bebeğinizin boynu ve alt çenesi gelişecektir.   . Yani 4-8 hafta arasında bebeğinizin hücreleri farklılaşmakta ve özel fonksiyonlar üstlenmeye başlamaktadır. 6. haftada bebeğinizin sırt bölümünde yerleşen nöral tüp tamamen kapanır. Beyin hızla büyür ve yeni oluşan başı doldurur. Gebeliğinizin 6. haftasında(döllenmeden 4 hafta sonra) bebeğiniz yaklaşık 3 mm dir.  

7 Haftalık gebelik: 

Bu haftada bebeğinizle plasenta (eş) arasındaki hayat bağı olan göbek kordonu bebeğin tutunduğu rahim bölgesinde açıkça görülebilir. Göbek kordonu iki atardamar ve geniş bir toplardamar içerir. Besinlerden ve oksijenden zengin kan plasentadan bebeğinize tek olan toplardamar ile geçer ve atardamarlarla plasentaya geri döner. Ek olarak bebeğinizin beyni daha karmaşık bir hal alır. Beyin omurilik sıvısının dolaşımı için beyin boşluklarının ve yollarının oluşumu önemlidir. Bu haftada bebeğinizin yüzü daha çok ayrıntı içerir. Ağız açıklığı, küçük burun delikleri, kulak yapıları ve göz rengi artık görülebilmektedir. Gözün lens yapısı oluşur. İç kulak orta ve dış kulakla birleşerek dış dünyaya açılır. Bu haftada bebeğinizin kol, bacak, el ve ayakları şekillenirken el ve ayak parmakları yaklaşık bir hafta sonra oluşacaktır. Kol tomurcuğu, el ve ön kol bölümlerine ayrılır. Bu haliyle kol küçük bir pençeye benzer. Gebeliğinizin 7 haftasında bebeğiniz yaklaşık 8.5 mm dir.    

8 Haftalık gebelik: 

Bebeğinizin el ve ayak parmakları, birbirlerine yapışık olsalar da, şekillenmeye başlarlar. Kol ve bacaklar daha uzun ve tanınabilir görünümdedir. Pençe şeklindeki el ve ayaklar belirginleşir. Dizler, dirsekler ve bilekler açıkça görülebilir. Hatta diz ve dirseklerini bükebilir. Bu haftada göz kapakları da oluşmaya başlar. Göz kapakları oluşuncaya kadar bebeğinizin gözleri açıktır. Ek olarak, bu haftada üst dudak, burun ve kulaklar belirginleşir. Sindirim kanalı, özellikle barsaklar, gelişimini sürdürür. Kalp fonksiyonları ve dolaşım artık tam gelişim göstermektedir. Bu dönemde bebeğinizin kalbi dakikada 150 kez atar(bir yetişkinin yaklaşık iki katı). Döllenmeden sonraki 8. Hafta ve son adet tarihinden sonraki 10. Hafta genellikle embriyolojik dönemin sonu fetal dönemin başı olarak kabul edilir. Bu dönemde embriyo-fetus yaklaşık 4 cm boyutundadır. Akciğer gelişiminin büyük kısmı gerçekleşmiştir. Ancak diğer bazı yeni vücut yapılarının oluşumu bu dönemden sonra oluşur. Embriyolojik dönemde oluşmuş yapılar genellikle fetal dönemde büyüme ve olgunlaşma şeklinde oluşur.
GEBELİĞİN 4-10 HAFTASI ARASINDA ZARARLI OLABİLECEK ETKENLER: 

Tüm organlar bu dönemde oluşmaktadır ve embriyoda olaşan bir hasar ciddi doğum defektlerine yol açabilir.  

Teratojenler: Gelişmekte olan bebekte fiziksel zararlara neden olabilen maddelerdir. Alkol, belirli ilaçlar, uyuşturucu ilaçlar gibi. Bunlardan uzak durulmalıdır.

Enfeksiyonlar: Erken gebelikte virüsler ve bakteriler bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kendiniz bazı hastalıkları hissetmeseniz de geçirmekte olduğunuz bazı enfeksiyonlar bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Kızamık, kızamıkçık, sitomegalovirüs, toksoplazma bu hastalıklardan bazılarıdır.  

Radyasyon: Yüksek doz iyonize radyasyon (kanser tedavisinde kullanılır) bebeğinize ciddi zararlar verebilir. Ancak tanısal amaçlı kullanılan düşük doz radyasyon(X ışınları) ciddi tehlike oluşturmaz. Yine de gerekli olmadıkça X ışınlarına maruz kalmamak en iyisidir.

4-10. HAFTALARDA ANNEDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER:

Gebeliğin ikinci ayı vücudunuzda bazı değişiklikleri de beraberinde getirir. Bulantı, kusma, mide yanması, halsizlik, uykusuzluk, sık idrara çıkma gibi yakınmalar bu ayda sık görülür. Bulantı-kusma gebeliklerin %70’ini etkiler. Bu rahatsızlık verici problem tipik olarak 5-8. haftalarda başlar ve 14. haftaya kadar devam edebilir. Bu yakınmalar aynı zamanda normal bir gebeliğin işaretidir. Çalışmalar bu yakınmaları olan gebelerin daha az düşükle karşılaştığını göstermektedir. Bu yakınmaların vücutta artan hormon düzeyleri ile ilgili olduğu bilinmektedir. Vücudunuz, bebeğinize kan ve oksijen taşımak için daha fazla kan üretir. Aynı zamanda kan damarları genişler ve kalp daha hızlı ve kuvvetli çalışır. Bu değişim halsizlik, yorgunluk ve baş ağrısına yol açabilir. Artan östrojen ve progesteronla göğüsler büyür ve süt üreten bezler genişler. Göğüs uçları genişler, rengi koyulaşır. Sonuçta göğüslerde gerginlik, hassasiyet, dolgunluk hissedilebilir. İlk gebeliğiniz ise bu haftalarda rahim bir armut büyüklüğündedir. Zamanla rahim bebeği taşımak üzere büyüyecek ve yaklaşık bir karpuz büyüklüğüne ulaşacaktır. Büyüyen uterus idrar torbasına baskı yapar ve bu da sık idrara çıkmanıza sebep olabilir. Gebelik süresince rahim ağzı gittikçe yumuşar. Bu, rahim ağzını doğumda meydana gelecek olan incelme ve açılma için hazırlar. Gebeliğin ilk üç ayında vajinal kanama ile karşılaşabilirsiniz. vajinal kanaması olan gebelerin yarısından daha azında düşük görülmektedir. Doktorunuzla ilk görüşmenizde beslenmeniz, gebelikte maruz kaldığınız zararlı etkenler, korku ve endişeleriniz, doğum ağrılarını ve iyi bir anne olabilmeyi paylaşmanız gerekmektedir.

GEBELİKTE DOKTORA İLK BAŞVURUDA SİZE SORULABİLECEK SORULAR

  • *      Daha önceki gebeliklerle ilgili bilgiler
  • *      Adet düzeni
  • *      Son adetin ilk günü (gebelik yaşı son adetin ilk günü ile hesaplanmaktadır.)
  • *      Kullandığınız korunma yöntemi
  • *      Kullandığınız ilaçlar
  • *      Hastalıklar(şeker, yüksek tansiyon, guatr, astım, alerji vb.)
  • *      Geçirilmiş ameliyatlar
  • *      İş çevreniz ve hayat tarzı (diyet, sigara, alkol vb.)
  • *      Ailelerde doğumsal anomali öyküsü
  • *      laboratuar testleri yapılacaktır    

9 Haftalık Gebelik: 

Bu haftada bebeğin vücudu şekil almaya başlar. Bebeğin baş kısmı ultrasonda vücudun geri kalan kısmına göre hala en büyük organ olup el, ayak parmak ve tırnakları, sindirim sistemi ve iç genital organları gelişmeye başlar. Barsaklar göbek kordonu içinden karın boşluğuna doğru göç etmeye başlarlar. Dış genital organlar henüz gelişmemiştir. Bebek bazı küçük hareketleri yapmaya başlasa da anne adayı bunları hissedemez. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlamıştır. Yutak belli olmaya başlar.Ağız boşluğu oluşumu görülebilir. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir.Burun delikleri belirir.Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpden çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir.İnce barsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. İlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması başlamıştır.Ancak hala daha kız yada erkek olduğu bellli değildir. Annede ise Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyürler ve dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sütyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksiniminiz yaklaşık 300 kalori artmıştır. Kan şekerinizde ve tansiyonunuzda ani düşmeler ve kısa süreli bayılmalar olabilir bu nedenle kısa aralıklarla azar azar yemeye dikkat etmelisiniz    

10 haftalık gebelik: 

Bu haftada bebeğin vital organları gelişir. Parmak ayrımı ve tırnakların gelişimi sürer. İskelet gelişimi ile birlikte dişler gelişmeye başlar. Göz çukurları oluşur fakat gözleri henüz kapalıdır. Beyin gelişimi hızla devam etmektedir. Kalp gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Gonadlar farklılaşmaya başlar, kız bebeklerde klitoris erkeke bebeklerde ise penis gelişir. Bebek erkek ise bu hafta itibariyle testisler testosteron üretmeye başlar bu da dış genital organ gelişimini sağlar. Anne adayında duygusal dalgalanmalar çok sık görülmeye başlar, kendinizi bazen mutlu bazende üzgün hissedebilirsiniz. Bu çok normal bir durumdur, etrafınızdaki yakınlar daha toleranslı olmalıdır. bu haftalarda kasık ve karın ağrıları sık karşılaşılan sorunlardandır.Bu ağrıların temel nedeni rahmi yerinde tutan bağların gerilmesidir.    

11 Haftalık Gebelik: 

Bu haftanın sonu ile birlikte bebek son halini alır. beyin büyümeye devam eder. Gözler kapalıdır. kafa derisi içinde kıl kökleri oluşmaya başlar. Başın her iki yanında kulaklar gelişir. Bebeğiniz içinizde gerinme ve sıçrama hareketleri yapmaktadır ancak sizin bunları hissetmeniz olanaksızdır. Bulantılar azaldığından iştahda bir artış görülür. Bu dönemde prenatal testlerden bazıları yapılabilir. Doktorunuz bu konuda size yol gösterecektir 

12 Haftalık Gebelik: 

Bebeğin yüzünde çene ve burun gelişimine bağlı değişiklik olur. El ve ayak tırnakları gelişimi tamamlanır Yüz insan görünümündedir. Karın boşluğunda ise barsaklar karın içine girmiştir ve barsak hareketleri başlamıştır. Her iki cinsde de dış genital organlar gelişimini tamamlamamıştır ancak kızlarda büyük ve küçük dudaklar, erkeklerde ise penis ve torbalar dikkatli gözlem ile ayırt edilebilir. 12. haftaya gelindiğinde uterus yukarı doğru büyümeye devam eder ve pelvis dışına çıkarak karın boşluğuna girer. Artık mesane üzerine çok fazla baskı yapmadığından sık idrar yapma isteği bir miktar azalır. Bu durum son 3 aya kadar bu şekilde devam eder. Bu haftalarda başağrısı ve başdönmesi şikayetlerine sık olarak rastlanır. Kan damarları genişlediğinden ani tansiyon düşmeleri ve bayılmalar olabilir. Yatar ya da oturur pozisyondan ayağa kalkarken ani hareket etmekten kaçınmanız iyi olacaktır. Diş eti kanamaları ve diş çürümeleri gebelikte çok sık rastlandığınden dolayı diş hekiminizden randevu alma ve muayene olmanızda fayda vardır. Bu hafta bebeğin gelişiminin haftası ile uyumlu olması ve kalp atım hızının normal olması düşük riskinin beligin bir şekilde azaldığını gösterir. Artık gebe olduğunuzu sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz ve 12. hafta sonu ile 1. trimester(ilk 3 ay) biter.

13 Haftalık gebelik:

 Gebeliğin erken bulguları ve yarattığı şikâyetlerin çoğu kaybolmuştur hemen hemen hiç kalmamıştır.  Artık karnınız büyümeye başlamıştır. Eskiden olan kıyafetler dar gelmeye başlayabilir. Gebe kıyafetleri satın almanın vakti gelmiştir.

Bu dönemde karın ağrıları ortaya çıkmaya başlar. Bu ağrılar büyümekte olan rahmi yerinde tutan bağlardaki gerilmeden (raund lig. ağrısı) ve gebelik hormonlarının kalça eklemi üzerindeki etkilerinin yavaş yavaş ortaya çıkmasından kaynaklanır. Bu dönemde bebeğin cinsiyeti ultrasonda belli olabilir ancak cinsiyet gelişimi 17. Haftaya kadar devam ettiğinden cinsiyet konusunda sabırlı olmakta yarar vardır. Barsaklar karın içine olan göçlerini tamamlamak üzeredirler

14 Haftalık gebelik: 

Gebeliğin en rahat dönemi bu 2. Üç aylık dönemdir. Vücut gebeliğe uyum sağlamaya başlamıştır. Bebek artık bir insan görünümü kazanmıştır. Gebeliğin başında ortaya çıkan şikâyetler daha da azalmıştır. Yorgunluğunuz devam ediyorsa istirahat etmeye devam etmelisiniz. Bulantı ve yorgunluk hissi de azalmıştır. Kabızlık şikâyeti ortaya çıkabilir. Lifli besinlerden zengin beslenmeli, tuvalet ihtiyacınızı ertelememelisiniz. Kabızlık şikâyetiniz sizi çok rahatsız ederse doktorunuzun önerisine göre çeşitli ilaçları kullanabilirsiniz. Meme uçlarınız büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirmeye kadar olan dönem hazırlıklarına başlamıştır. Bebeğiniz artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir. Bu hareketleri doktorunuz ultrasonda size gösterecektir. Bebek artık tüm besin ve oksijenini plasenta yardımıyla sizden alıyor. Progesterone hormonunun düz kaslardaki gevşetici etkisi ile bel ağrısı, kabızlık ve tansiyon düşmesine sebeb olabilir. Yine bu gevşetici etkisi ile mide içeriği yemek borunuza kaçar ve yanma olabilir. Gebelerin çoğu bu döneminde kaybettiği cinsel dürtülerine yeniden kavuşur. Eğer herhangi bir komplikasyon yok ise gebelikte cinsel ilişki yasak değildir.

15 Haftalık gebelik:

 Elinizi karnınıza koyduğunuzda rahminizi top gibi hissedersiniz, bu haftadan itibaren bebeğinizin kemik ve kas dokusu biraz daha hızlı gelişmeye başlar. Mide yanmalarının başladığı; kafa derisinde lanuga adı verilen ince ve ipeksi tüylerin belirmeye başladığı ve ‘halk arasında bebeğin başının saçlandığı dönem’ de bu dönemdir. Bu tüyler doğumdan sonra kaybolurlar. Bu gebelik haftasında yapılan bir ultrasonda erkek bebeklerin testis ve penislerinin görülmesiyle büyük doğrulukla cinsiyet belirlenebilir ancak elbette gebeliğin daha ileri haftalarına kadar ve hatta bebek doğana kadar cinsiyeti belirlenemeyen bebekler de olabilir. Bebek parmağını emmeye başlamıştır ve Bu bizim ultrason incelemelerinde sık rastladığımız bir durumdur, memelerden klostrum adı verilen sıvı gelebilir. Bu normal bir durumdur. Gebelik hormonlarının etkisiyle bu haftalarda diş ve dişetlerinde çürüme, diş eti çekilmeleri ve kanamalar olabilir. Bu kanamalar sık olursa mutlaka diş hekiminiz ile görüşmelisiniz, yine bu hormonların etkisi ile burunda tıkanıklık ve kanamalar olabilir. Bunun da sık sık tekrarlaması durumunda bir kulak burun boğaz uzmanına görünmekte yarar vardır.Bu haftadan itibaren özellikle daha önceden doğum yapmış anne adayları bebeklerinin hareketlerini hissetmeye başlayabilirler.bazı anneneler 22. Haftaya kadar bebek hareketlerini hissetmeyebilirler. Bu gayet normal bir durumdur.

16 Haftalık Gebelik: 

Bu haftalardan itibaren anne adaylarının yüzünde ve vücudunda güneşe maruz kalan bölgelerinde lekelenmeler oluşmaya başlayabilir. Güneşe çıktığınızda başınızda koruyucu bir şapka ve koruyuculuğu yüksek güneş kremleri kullanarak bu lekelerin oluşumunu büyük oranda engelleyebilirsiniz. Bu lekeleri makyajla da kapatabilirsiniz. Damarlarınızdaki toplam kan miktarı tüm gebelik boyunca, gebelik öncesine göre %40-50 oranında artar. Bu artış gebeliğin en erken dönemlerinde başlar ve 16. haftada hızlanır. Kan miktarının bu kadar artmış olması burun tıkanıklığı ve burun kanaması gibi belirtilere neden olabilir. Artan kan hacmi büyüyen bebeğinizin ihtiyaçlarının karşılanması açısından önemlidir. Bu nedenle kalbiniz daha çok çalışır.

Bebeğinizde nöral tüp defekti ve Down sendromu risk belirlemesi yapan Üçlü veya Dörtlü test için en ideal zaman aralığı 16-20 gebelik haftalarıdır.

Göz kırpma gibi basit refleksler gelişmeye başlar. Barsaklarda mekonyum adı verilen fetal dışkı birikmeye başlamıştır. Bu dışkı benzeri yapı fetusun yuttuğu amniyon sıvısı, dökülen hücreler ve sindirim sistemi salgılarından oluşur. Macun kıvamında koyu yeşil siyah renkli bir yapıdır. Bebeğin plasentası yaklaşık fetus kadardır. 110-180 gram arasında olan bebek avucunuza sığacak kadar büyümüştür. İyi bir ultrason cihazı ve deneyimli bir göz 16. haftada bebeğin cinsiyetini çok büyük bir olasılıkla saptar. Bazen bebeğin cinsiyeti 12. Hafta civarında tesbit edilebileceği gibi doğuma kadarda tespit edilmeyebilir. Bu doktorun tecrübesiyle ilgilidir. Yine daha önce başlamadıysanız bu haftadan itibaren demir desteğine başlamanızda fayda var. Diet ile aldığınız demir gebelikte size yeterli gelmeyecektir.

17 Haftalık gebelik: 

Bu haftalarda bebek doğduktan sonra ısı değişikliğine karşı vücut ısısını dengeleyen bebeğin cilt altındaki yağ depoları yavaş yavaş dolmaya başlar. Bu bebeğinizin hızlı büyüme evresine girdiğinin belirtisidir. Bebeğin büyümesine bağlı olarak annenin kilo artışı da asıl bu haftalardan sonra olmaya başlayacaktır. Annede bu haftaya kadar 2-3 kiloluk artış normal olarak kabul edilir. Bebeğin içinde yüzdüğü amnios sıvısını akciğerlerine çekmekte ve geri vermeye başlamıştır. Bu bebeğin doğum sonrası normal nefes alıp verişini sağlayacak sistemlerin olgunlaşması için gereklidir. Rahminizin büyüklüğü göbek altına kadar ulaşmıştır ve anneler bu aylarda bebeğin sağlıklı olup olmayacağı, doğumu nasıl ve nerede yapacağı endişelerini yaşamaya başlarlar. Doktorunuzla bunları konuşarak bu endişelerinizi azaltabilirsiniz. Doğumu yaptıracak hekim için karar verilmesi gereken en uygun haftalar bu haftalardır.

18 Haftalık gebelik: 

Bebeğin İç kulak kemiklerinin gelişimi ile birlikte bebeğin işitme sinirleri de gelişir ve bebek sesleri duymaya başlar. Bebeğiniz sizin kalp atışınızı, mide seslerinizi ve göbek bağındaki kan akışını duyabilir. Yeterli miktarda kalsiyum almanız bebeğin kemik gelişimi için önemlidir. Bebek rahim içerisinde sevdiği bir uyku pozisyonunu seçebilir ve bazen doğuma kadar bu pozisyonu koruyabilir.

Kız bebeklerde pelvis içinde gelişen yumurtalıklarda ilkel yumurta hücreleri belirir. Bunlar daha sonra hayatı boyunca sahip olacağı ve menopoza kadar her adet döneminde tüketecekleri yumurta hücrelerine dönüşeceklerdir. Yine kız bebeklerde uterus tamamı ile oluşmuştur. Erkek bebeklerde ise prostat bezi gelişimini tamamlar. Deriyi kaplayan ve verniks caseosa adı verilen krem şeklindeki madde izlenebilir. Plasenta gelişimini tamamlamıştır ve bu haftadan sonra kalınlığı artmaz, sadece çap olarak büyür.

Düzkas gevşemelerine bağlı olarak ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Yatar pozisyondan ayağa kalkarken bu işi yavaş yavaş yapmaya özen gösterin ve kendinizi iyi hisssetmediğinizde bulunduğunuz yere outrun çünkü kontrolsüz düşmelerde kafanızı çarpma ihtimaliniz vardır. 35 yaşın üstündeki anne adaylarında ya da tarama testlerinde şüpheli durum saptananlarda amniyosentez için en uygun bu haftalardır.

19 Haftalık gebelik: 

Anne adayının memelerindeki büyüme belirginleşmeye başlar, memelerde areola denilen kahverengi alan giderek büyür, bu normaldir ve doğumdan sonra ki yaklaşık 10- 14 aya kadar devam eder. Öğlen arası yürümeleri aşırı yormamak kaydıyla fiziksel  ve psikolojik sağlığınız için iyi gelir. Bu haftalarda bebeğin derisi krem benzeri verniks caseosa denilen yağlı beyaz bir madde ile kaplanır. Bebeğin böbrekleri gelişmesine devam eder ve idrar yapmaya başlar. Bebeğinize şarkı söyler ya da onunla konuşursanız, sizin sesinizi fark etmesi mümkündür. Bebek hareketleri kanat çırpması şeklinde hissedilebilir.

20 Haftalık gebelik: 

Gebeliğinizin yarısına geldiniz ve rahminiz göbek çevresindedir. Orta hatta göbek deliği ile kasık arasında siyahlık belirmeye başlar. Buna linea nigra adı verilir ve doğumdan sonra kaybolur. Bu haftadan sonra gebelik çatlakları görülebileceğinden önlem almak yararlı olacaktır. Rahminizin büyümesi ağırlık merkezinizi etkilediğinden dolayı ayağa kalkma, oturma ve yürümede zorluklara neden olur. Özellikle sırt ve alt karın bölgesinde ağrılar olabilir. Özellikle ani hareketlerden sonra rahminizi yerinde tutan birçok bağlardaki gerilmeye bağlı olarak kasık ağrısı veya kramp tarzı ağrılar hissedersiniz. Bu durum çok ağrı verici olmasına rağmen zarar verici değildir. Bu aylarda vajinal akıntı daha da artar, hormonlara bağlı olarak ince beyaz renkli akıntı normaldir. Eğer akıntı yeşil veya sarı renkli kötü kokulu ve kaşıntıya bağlı olarak kırmızımsı ise bunlar enfeksiyona bağlı olabilir, tedavi edilmelidir. Bebek hareketleri annelerin çoğu tarafından hissedilmeye başlar. Normalde bir bebek saatte en az 2 kez hareket etmelidir. Artık bebeğin koku, tat, işitme, görme ve dokunma duyuları aktif olmaya başlar. Kaşlar ve saçlar iyice belirginleşir. Fetus sık sık göz kırpar. Lanugo adı verilen tüyler tüm vücudunu kaplar ancak yoğun olarak yüz ve boyun çevresinde bulunur. Kalp atımları hızlanır.

Erkek bebekteki testisler karın boşluğundan torbalara doğru inmeye başlar. Kızlarda ise yumurtalıklarında var olan 6 milyon kadar yumurta hücresi giderek azalır ve doğumda yaklaşık 1 milyona iner. Rahim ve yumurtalıkları yerindedir ve vajinası gelişmiştir. Bebeğin ağırlığı yaklaşık 250-450 gram arasındadır. Bu haftadan sonra gebeliğin sona ermesi düşük olarak değil erken doğum olarak isimlendirilir. Bebeğin tüm organlarının ve kalbinin değerlendirildiği ayrıntılı ultrasonografi ya da başka bir isimle ikinci düzey ultrason için ideal zaman 22-24. haftalardır.

21 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz içinde yüzdüğü sıvının bir kısmını yutmaya başlar ve böylece sindirim sisteminin gelişimine yardımcı olur. Ayrıca bu haftada bebeğinizin kan hücreleri kemik iliğinde yapılmaya başlar. Gebelerin kan miktarındaki artış nedeni ile özellikle tüm gün ayakta olan gebelerde akşamları ayaklarda ve ayak bileklerinde şişmeler olabilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Gün içinde zaman zaman ayakları hafif yükselterek dinlenmek ve eğer mümkünse 2 saatten fazla ayakta kalmamak duruma yardımcı olabilir. Bol su içmek bu yakınmaları arttırmaz tam tersine azaltır. Bu nedenle gün içinde bol bol su içmeyi ihmal etmeyin. İhmal etmemeniz gereken bir başka konu ise artık en azından haftada bir kez tansiyonuzu ölçtürmeniz ve 140/90 olduğunda doktorunuzu bilgilendirmenizin faydalı olacağıdır.

Karın boşluğu içerisinde büyüyen uterusun diğer organlar ile birlikte diyafram kasını da sıkıştırması sonucu pek çok gebe bu dönemde nefes darlığı ya da çabuk nefes nefese kalma sorunu yaşayabilir. Bu da gebeliğin normal sonuçlarından birisidir. Gebelik ilerledikçe bu sıkıntılar artabilir.

 

22 Haftalık gebelik: 

Bebeğinizin dokunma ve tat alma duyusu gelişmeye başlar. Bunları kendi üzerinde test etmeye başladığını ultrasonda parmak emmesi ya da vücudun değişik yerlerine dokunması şeklinde görebilirsiniz.Bu haftaya ulaştığınızda bebeğinizle konuşabilir, ona bir şeyler okuyabilir ya da şarkı söyleyebilirsiniz. Çünkü artık o sizi duyabilir. Hatta duymakla kalmaz seslere tepki de verebilir.

Bebeğinizde bu gelişmeler olurken siz de artık dengenizi sağlamakta zaman zaman güçlük çektiğinizi fark edebilirsiniz. Karnınızın büyümesine bağlı olarak bel kavisiniz de içeri doğru genişlediğinden vücudunuzun denge merkezi yer değiştirmektedir. Bünye buna aynı hızda uyum sağlayamadığından dengenizi sağlamakta güçlük yaşayabilirsiniz. Bu nedenle evde yalnızken banyo yapmamanız tavsiye edilir. Yine aynı nedenler ile dengeye dayalı sporlara da ara vermeniz gerekli. Gebelik hormonlarına bağlı olarak parmak eklemlerinize kadar tüm eklemlerinizde gevşemeler olacaktır. Bu size bel ağrısı olarak yansıyabilir. Bu haftalar hem denge sorunları hem de bel ağrıları nedeni ile yüksek topuklu ayakkabılara veda edilmesi gereken dönemlerdir. Gebeliğinizi geri kalan kısmında ortopedik ayakkabılar giymeniz rahatsızlıklarınızı azaltacaktır.

23 Haftalık gebelik: 

Bu haftada doğan bebekler uygun yoğun bakım koşullarında bazen yaşatılabilmektedir, ancak çoğunlukla ciddi sakatlıklar görülmektedir. Ultrasonografide gülümsemesi fark edilebilir. Boyu 17-18 cm kadar olmuştur, kilosu ise 400-700 gram arasındadır.

Bu dönemde aşerme adı verilen olay hızlanır. Abartıya kaçmamak gerekir. Bacak krampları başlayabilir. Kalsiyum ve magnezyum alımı ve masaj şikâyetleri ve krampların sıklığını azaltacaktır. Bebek hareketlerini artık dışardan eşinizde eliyle hissedebilecektir.

24 Haftalık gebelik:

Bu haftada doğan bebeklerin çok iyi hazırlanmış şartlarda ve yoğun bakım koşullarında yaklaşık %45-50 yaşatılabilmektedir. Ancak önemli olan bu bebeklerin görme, işitme ve zihinsel gelişimlerinin normal olarak sağlanmasıdır. 24 haftalık bir fetus 500-800 gram ağırlığına ulaşmıştır

Gebelerde diş eti kanamaları görülebilir. Gebelik hormonları etkisi ile epulis gravidarum adı verilen diş eti hastalığı görülebilir. Dişinizi fırçalarken ve hatta ağzınızı çalkalarken bile kanamalar olabilir. Diş etleriniz çekilebilir. Hastalığın en ileri formunda dişlerde dökülmeler bildirilmektedir. Bu nedenle eğer benzer yakınmalarınız varsa ihmal etmeden diş hekiminiz ile görüşmelisiniz. 24. haftada gebeliğe bağlı diabetin varlığını araştırmak için doktorunuz sizden 50 gramlık glukoz tarama testi isteyecektir. Bu test 28. haftaya kadar ertelenebilir. Ayrıca tam kan, tam idrar ve kan uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi kontrol amacı ile yapılacaktır.

25 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz bu dönemde de gelişmeye devam edecektir Bu haftanın en önemli olayı bebeğinizin tat duyusunun büyük ölçüde gelişmiş olmasıdır. Büyümeye bağlı hareketler daha sert hissedilecektir. Özellikle elleri büyüyecek, tırnakları gelişecek ve yumruk yapabilecektir ve ellerini vücudunun farklı bölgelerini fark etmek için kullanabilir. Kaşı ve kirpikleri oluşmaya başlayacak, saçları uzayacak ve sıklaşacaktır. Bebek hala kırmızı görünümdedir, ama her geçen gün yağ dokusu artar. Bebek doğuma kadar kilo almaya devam eder. Yavaş yavaş el ve ayak izleri oluşmaya başlar.

Bu haftalarda yorgunluk hissedebilirsiniz. Bu gebeliğin normal yakınmalarından birisidir. Aynı zamanda gözlerinizin ışığa karşı oldukça duyarlı olduğunu fark edebilirsiniz. Gebeliğe bağlı göz kuruluğu pek çok anne adayının ortak yakınmasıdır. Sorunun üstesinden gelebilmek için yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz.

26 Haftalık gebelik: 

Bebeğin kilosu 500 gr ile 1 kg arasındadır. Akciğerleri, bağışıklık sistemi ve karaciğerleri henüz tam gelişmemiştir. Doğumdan hava solumayı sağlamak için akciğerler sürfaktan adı verilen bir madde üretirler. Bu madde, minik hava keseciklerinin çeperlerinin birbirine yapışmasına engel olur. Bu sayede her nefes alışda kesecikler hava ile dolar. Bu haftada bebeğinizin akciğerleri sürfaktan üretmeye başladı, ancak miktarları tabii ki yeterli değil. Erken doğum tehdidi yaşayan anne adaylarına yapılan bazı kortizon enjeksiyonlar ile bu maddenin yapımı hızlandırılmaya çalışılır. Amaç erken doğum olur ise bebeğin solunum problemi yaşamasını engellemeye çalışmakdır.

Bu haftalardan sonra Braxton-Hicks olarak isimlendirilen ve karında ara-ara sertleşmelere sebep olan kasılmalar başlayabilir. Endişelenmeyin. Bu gebe rahimde, normalde görülen ve rahminizi doğuma hazırlayan kasılmalardır. Futbolcular maça çıkmadan önce kaslarını antrenmanla maça hazırlarlar ki maçta sakatlık olmasın, işte buda rahmin kendini maça hazırlama antrenmanlarıdır. Sıklığı konusunda endişeleriniz olursa doktorunuzla temasa geçmelisiniz.

27 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz size göz kırpabilir. Bu haftaya gelindiğinde bebeğiniz gözünü açıp kapamaya başlıyor. Beyin olgunlaşması hızla devam ediyor ve sese verdiği tepkiler iyice artmıştır. Boyu 25 santimetreye yaklaştı ve kilosu 800-1300 gram arasındadır. İkinci trimesterin sonu olan 27. haftada solunum ve uyku problemleri yaşayabilirsiniz. Özellikle yattığınız zamanlarda nefes darlığı ve mide şikâyetleriniz ortaya çıkabilir. Bu durum bebeğinize herhangi bir zarar vermez ancak siz daha rahat edebilmek için, geceleri yatarken kullandığınız yastık sayısını arttırmalısınız ve yatmadan önce yarım saatlik bir yürüyüş oldukça faydalı olacaktır.

Dikkat etmeniz gereken önemli bir diğer nokta da kan basıncınızdır. Her ne kadar doktorunuz her kontrolünüzde tansiyonunuzu ölçüyor ise de siz de 3-4 günde bir bunu tekrarlasanız yararlı olur. Çünkü halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklampsi için riskli döneme girdiniz. Rutin kontrollerinizde yapılan ultrason incelemelerinde artık bebeğinizi bir bütün olarak göremediğinizi fark etmişsinizdir. Artık bebek bütün olarak değil kısım kısım incelenmektedir.

28 Haftalık gebelik: 

Bu hafta ile birlikte gebeliğin en zor dönemlerinden biri olan üçüncü trimester yani son üç aya girmiş oluyorsunuz. Bu haftada bebeğiniz hızla büyümeye devam edecek ve rahim içini mümkün olduğunca dolduracak. Rahim büyüklüğünüz neredeyse kaburgalarınızın seviyesine ulaştı. Bu haftada bacaklarınızdaki varislerde artış ve şişme fark edebilirsiniz. Yine hemoroit probleminiz varsa bu kötüleşebilir, ya da bacaklarınızda sık sık kramplar yaşayabilirsiniz. 28. haftada doktorunuz sizden glikoz yükleme testi isteyecektir. Bu testin amacı gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığını yani gestasyonel diabeti araştırmaktır. Yine bu haftada kan uyuşmazlığınız varsa doktorunuza bunu hatırlatın.

28. haftada dünyaya gelen bebeklerin yaklaşık %90’ı yaşatılmaktadır. Ancak bu bebeklerde yoğun bakım şartlarında solunum desteği gerekmektedir. 28. haftada gözlerini açıp kapamaya başlar ve bu dönemde düzenli bir şekilde uyur ve kalkar. Yalnız bu yetişkin veya yeni doğmuş bir bebek şeklinde değildir. 20-30 dakika uyur ve tekrar uyanır. Anne çocuğun hareketlerini özellikle bu dönemin sonunda iyice fark eder. Özellikle otururken ve yatarken daha rahat hisseder. 28. haftanın bitiminde bebeğin boyu yaklaşık 24 cm, ağırlığı yaklaşık 1000-1500 gram arasındadır.  Kaşları gelişimini tamamlamıştır. Vücudu yağ depolamaya devam etmektedir. Bu yağlar doğduktan sonra kendi vücut ısısını ayarlamada oldukça önemlidir.

29 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz 1000-1700 gr aralığında ve yaklaşık 25 cm uzunluğundadır. Bu haftalarda karın cildinizde kaşınmalar hissetmeniz normaldir. Bunun yansıra karın içi basıncındaki ve dolaşım sistemindeki değişikliklerin sonucunda hemoroid (basur) problemi görülebilir. Ayrıca nefes darlığı, çarpıntı, midede yanma, bacaklarda kramplar gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bunlar sizin moralinizi bozmasın, Bunların hepsi geçici ve tedavi ile üstesinden gelinebilecek şikâyetlerdir. Toplumda gebe kalmak isteyen bir çık insan var, sizde sağlığınız ve gebeliğinizin tadını çıkarmaya bakın.

30 Haftalık gebelik:

 Bebeğimiz 1100-1900 gram arasındadır. diafragma kaslarını kullanarak solunum egzersizleri yapmaya başlar. Bebeğin cildini kaplayan ve lanugo adı verilen ince tüyler artık yavaş yavaş kaybolmaya başlarken el ve ayak tırnakları yavaş yavaş uzuyor. Kemik iliği kan hücresi üretimini tamamen karaciğerden devralmıştır. Bu haftalarda anne adayının sıkıntıları giderek artmaya başlar. Uyuyamamak ve mide yanmaları giderek artabilen sık görülen problemlerdir. Zaman zaman kasıklarınızda bir ağrı ya da kasılma hissedebilirsiniz. Bunlar rahimin gerginliğini sağladığı küçük ve önemsiz kasılmalardır ve Braxton Hicks kontraksiyonları olarak adlandırılırlar ve doğum sancılarının hazırlık kasılmalarıdır.

31 Haftalık gebelik: 

Bebeğinizin gelişmi hızla devam ediyor. Bu haftalarda bebeğin kalsiyum ihtiyacı biraz daha artması nedeniyle süt ve süt ürünlerini ihmal etmemeye çalışalım. gebeliğin bu haftalarında erkek bebekte testisler böbreklerin yanından skrotuma iner. Bu haftada bebek doğarsa hala akciğer gelişimi tamamlanmadığından sonrasında bebek yoğun bakımda uzun bir süre kalması gerekebilir ve ventilatör ihtiyacı olabilir.Büyüyen bebek ve rahim diaframa baskı yaparak göğsünüzde sıkışmaya neden olabilir ve göğüs ağrsı ortaya çıkabilir.Bebek ile içinde yüzdüğü sıvı arasındaki oran bebek lehine arttığında bebeğinizin hareketlerini daha fazla hissedebilirsiniz. Bu hareketler sizi rahatsız edebilir. Korkmayınız.

32 Haftalık gebelik: 

Çalışan anneler doğum öncesi iznini doktorlarıyla görüşmelidirler. Gebeliğin bu haftasında Cilt altı yağ dokusu gelişmeye devam ettikçe bebeğinizin rengi kırmızıdan pembeye doğru dönmeye başlar. Bu haftada bebeğinizin hareketlerinin iyice arttığını fark edebilirsiniz. Bebeğin hareketleri iyilik halinin bir göstergesidir bu nedenle hareketlerde bir azalma hissettiğinizde sol tarafınıza uzanıp bebek hareketlerini takip edin. 2 saat içerisinde 5-6 hareketten daha az hareket hissederseniz doktorunuza başvurun, bebek hareketlerinin olmaması tehlikeli bir durumdur böyle bir durumda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun. Şunu da belirtmek gerekir ki bu haftalarda doğan bebeklerin hemen hepsi hayatta kalır ve normal bir yaşam sürerler. Bu haftadan sonra doktorunuz size iki haftada bir görmek ister bu doğum yaklaştığı anlamına gelir. Erken doğumun belirtilerini doktorunuzdan öğrenmeniz gerekir. Hamileliğinizin sonuna yaklaşmış olmanız vitamin alımını kesmenizi gerektirmez. Bu vitaminleri doğuma kadar kullanmanız gereklidir.

33 Haftalık gebelik: 

Rahim (uterus) kaslarında doğum eylemine hazırlanmak için bu haftalarda yalancı doğum sancılarının hissedilmesine neden olur. Bu kasılmaları gerçek doğum ağrısından ayırmak için gerçek doğum sancılarının dinlenerek geçmemesi, giderek sıklığının ve şiddetinin artması, bununla beraber vajenden koyu kıvamlı bir akıntı, kanama ya da su gelmesinin eşlik edebileceğinin bilinmesi çok önemlidir, çünkü 37.haftadan dan önce ağrılı ve düzenli kasılmalar preterm eylem (erken doğum) işareti olabilir. Bu haftalarda bebeğinizin baş çapı eskiye oranla daha hızlı büyümeye başlar. bebeğiniz zamanının büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Bebeğinizin akciğerleri artık gelişimi ve olgunlaşmasını neredeyse tamamlamıştır. Bebekler hamileliğin son bir ayında daha hızlı kilo alırlar.

Bebeğiniz artık yavaş yavaş doğum pozisyonunu almaktadır. Eğer bebeğin kafası yukarda( makat geliş), bebeğiniz iri, çoğul gebelik, annenin önemli bir sistemik hastalığı var veya doğum yolunda darlık varsa büyük bir olasılıkla sezaryen olmanız gerekecektir. Bu dönemde olan ani vajinal kanama plasenta previa denen tıbbi acillerden birinin işareti olabilir, böyle bir kanama durumunda hemen doktorunuza başvurunuz. Akşamları ayaklarda şişlikler olabilir ancak hızlı kilo alınması, yüzde ellerde ve ayaklarda özellikle sabah şişlik olması, şiddetli baş ağrılarınız varsa, gözde ışık çakması veya noktacıklar görüyorsanız, karın ağrısı, bulantı ve kusmanız oluyor ise preeklampsi açısından dikkatli olmalı ve mutlaka zaman kaybetmeden doktorunuzla görüşmelisiniz.

Gebelerin çoğunda görülen karın derisi, üst kollar-bacaklarda, kalçada oluşabilen pembe renkli kalın çizgiler, çatlaklar oluşabilir. Bu çizgiler derinin gerilmesi, gebelikte artan kortisol adlı hormonun derideki elastik lifleri zayıflatması nedeni ile meydana gelirler. Bebeğiniz çok iriyse ya da çoğul gebelikse midenize olan bası ve rahatsızlık hissi nedeniyle iştahınızda bir miktar azalma olabilir. Yine anne karnında hıçkırmaları olabilir bu sizi korkutmasın, sağlıklı olduğunun belirtilerinden biriside budur. Gebelikten öncekine göre kalp hızı %20 artar, giderek büyüyen bebeğinizin karın içindeki büyük damarlara olan basısı nedeni ile varisler, spider venler dediğimiz damarsal pembe renkli ışınsal uzantıları olan görünümler, hemoroidler oluşabilir. Bu saydıklarımızın hepsi doğumdan birkaç hafta sonra ya tamamen azalır ya da kaybolur. Gene uterusun idrar yolları ve kesesine olan basısı nedeni ile özellikle gülme-öksürme gibi karın içi basıncını artıran durumlarda idrar kaçırma olabilir, artan idrar yolu enfeksiyonu riskine karşı tüm gebelerin dikkatli olması gerekmektedir. Normalden daha sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, alt karın bölgesi veya sırt ağrısı olan gebeler hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. İdrar yolu enfeksiyonu fark edilmezse böbreklerinize zarar verebileceği gibi, erken doğumu da provake edebilir.

34 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz 1700-2900 gr boy ise yaklaşık 40-44 cm arasındadır. Bu ayda doğum sancıları her an başlayabilir. Gerçek doğum eyleminin en önemli özelliği kasılmaların düzenli aralıklarla gelmesidir. Önceleri daha az ancak daha sonra giderek artan sıklıkta gelen doğum ağrıları başlar. Gerçek doğum eylemi ağrıları istirahat etmekle geçmez. Eğer kasılmalar belli bir düzene girdiyse ve istirahat etmekle geçmiyorsa hastaneye gitmeniz gerekir.

Kanamanız olduğunda, sularınız geldiğinde bebek hareketlerinde azalma hissettiğinizde veya kendinizde anormal olan herhangi bir durum fark ettiğinizde mutlaka hastaneye başvurmalısınız. Bebeğinizin akciğerlerinde büyük bir olasılıkla artık surfaktan adı verilen madde vardır. Surfaktan, akciğerlerde havalanmayı sağlayan alveollerin içindeki havayı boşalttıktan sonra duvararının birbirine yapışmasını önleyen maddedir. Bebeğinizin akciğerlerinde surfaktan olması erken doğum olduğunda solunum problemi yaşama olasılığını azaltır.

Bebeğinizin böbrek üstü bezlerinden (adrenal) salgılanan hormonlar sizde süt üretimini başlatabilir bu normaldir. Yine bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk, uyuma güçlükleri ve kilo artışına bağlı hareket yeteneğinde azalma pek çok hamile kadının en önemli şikâyet sebeplerinden birisidir. Bu dönemde cinsel isteksizlik yaşayabilirsiniz. Bu konuda eşinizi anlayışlı olması konusunda ikna etmeniz yararlı olacaktır. Bebek sağlığını tehdit eden bir durum yoksa cinsel ilişki olmasında sakınca yoktur. Bu haftalarda yaşanan bir başka sorun da doğum ve doğuma ait konularla ilgili endişelerinizdir. Eşinizin ve doktorunuzun yaklaşımı son derece önemlidir. Doktorunuzla bu endişelerinizi paylaşmanız gerekmektedir. Unutmayın ki hepimizi dünyaya getiren bir anne olmuştur. Bugünkü doğum şartları daha modern ve iyi olması ise bizlerin bir avantajıdır.

35 Haftalık gebelik: 

Bu haftalarda kol ve bacaklarda mıncıklayacak kadar yağ birikimi başlayacaktır. Artık son rötuşlar yapılmaktadır. Bu haftadan sonra artık erken doğum sancılarınız başlasa bile doktorunuz durdurmaya çalışmayacaktır. Doktorunuz bu haftadan itibaren her kontrolde sizi muayene ederek rahim ağzınızın durumunu, açıklık olup olmadığını incelemek isteyebilir. Bu haftalara geldiğinizde uykusuzluk probleminiz artış gösterebilir. Uykusuzluğun bir nedeni de bebeğin yavaş yavaş aşağı inmesi nedeniyle mesaneye bası yapması ve sık aralıklarla tuvalete gitme gereksinimi duymanız olabilir. Gece yatmadan önce sıvı alımınızı kısıtlamanız bu konuda size yardımcı olacaktır.

36 Haftalık gebelik: 

Mutlu finale sadece 4 hafta kaldı (eğer sezaryen olacaksanız 2 hafta kadar daha zamanınız var demektir). Normal gebelik süresi 9 ay 10 gün yani 280 gün diye bilinir. Dokuzuncu ay 34-38 haftalar arasını kaplar ve son 10 günle birlikte tam 40 hafta gebelik süresi tamamlanır. Ama her gebelik 40. haftaya kadar beklemez, birçoğu 38 hafta civarında doğar, bazen de 40 haftayı geçerek 41 hafta civarında doğum olabilir.

Bebek ise hemen hemen hazırlandı. Her an doğum kanalına girebilir. Bebeğinizin diş etleri olgunlaşmasını tamamladı ve bebeğin yağ dokusu gidererek artar ve yanaklarda da artan bu yağlanma onları sevilecek, sıkılacak hale getirmiştir. Gebeliğin başında ultrasonda küçücük olarak gördüğümüz yavru artık tam anlamıyla yaklaşık 2500-3000 gram ağırlığında bir insan yavrusu. Bu haftada bebeğiniz genelde son duruş pozisyonunu almıştır ve artık dönmesi çok nadir olarak görülür. Bu haftadan sonra doktorunuz sizi her hafta görmek ve sizin ve bebeğinizin durumunu değerlendirmek isteyebilir. Bu haftalarda kilo artışınız (hem bebeğin hem de sizin) çok hızlı olabilir.

Bu ayda bebek doğum kanalına girmeye başlar ve bu angajman olarak adlandırılır. Bu nedenle karnınız aşağı iner ve bir rahatlama hissedersiniz. Bu da mide yanması, sırt ağrısı gibi şikâyetlerinizin azalmasını sağlar. Mide basısı ortadan kalktığından iştahınız yeniden açılabilir. Akciğerlere olan baskıda ortadan kalktığından soluk alıp vermenizde kolaylaşacaktır, idrara çıkma ise tıpkı gebeliğin ilk başlarındaki gibi artacaktır. Bebeğinizin hareketleri dışarıdan rahatlıkla izlenebilir bir hal alacaktır. Hatta zaman zaman bu hareketler canınızı acıtabilir ve rahatsızlık verebilir.

Bu ayda doğum sancıları her an başlayabilir. Gerçek doğum eyleminin en önemli özelliği kasılmaların düzenli aralıklarla gelmesidir. Önceleri daha az ancak daha sonra giderek artan sıklıkta gelen doğum ağrıları başlar. Gerçek doğum eylemi ağrıları istirahat etmekle geçmez. Eğer kasılmalar belli bir düzene girdiyse ve istirahat etmekle geçmiyorsa hastaneye gitmeniz gerekir.

37 Haftalık gebelik: 

Bebeğiniz 2200-3700 gr ağırlığında, boy ise 45-50 cm arasındadır. Erkek bebekler daha fazla yağ depoladığından kız bebeklerden biraz daha ağır doğabilirler. Rahim içinde soluk alıp verme hareketleri yapar ve bunların ultrasonda izlenmesi bebeğinizin iyi durumda olduğunun göstergesidir. Amniyon sıvısına göre hacmi çok arttığından hareket etmesi zorlaşır ve bebek hareketlerinde azalma fark edebilirsiniz. Bu konuda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.

Bu haftaya kadar rahmi ağzınız ve onu rahim içine bağlayan kanal sümüksü bir tıkaç tarafından doldurulmaktaydı. Bu mukus tıkacın amacı rahminizin içini ve bebeğinizi vajinadan gelebilecek mikrop ve enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu mukus tıkacın vajinanızdan gelmesi doğumun belirtilerinden biridir ve halk arasında NİŞAN gelmesi olarak adlandırılır. Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece bir kaç saat önce de gelebilir. Nişanı genelde kanlı sümüksü bir akıntı şeklinde hissedersiniz. Kanamanız olduğunda, sularınız geldiğinde, bebek hareketlerinde azalma hissettiğinizde veya kendinizde anormal olan herhangi bir durum fark ettiğinizde mutlaka hastaneye başvurmalısınız.

38 Haftalık gebelik: 

Bebek ağırlığı 2400-4000 gr arası boyu yaklaşık 48-51 cm arasındadır. Bu andan itibaren artık güvenle doğurmanızda sakınca yoktur. Doktorunuz ile mutabık kalarak her an doğurabilirsiniz, her an hazırlıklı olmalısınız, bebek veya anne sağlığı için doğumu suni sancı ile doktor başlatabilir bazen de başlamış olan doğuma suni sancı ile destek olabilir. Her ikisi de normaldir

Bu haftada bebeğinizin kafa çevresi ile karın çevresi yaklaşık olarak birbirine eşitlenmiştir. Bebekle birlikte sizin de kilo alımınız yavaşlamıştır. Bebeğiniz içinde yüzdüğü amnion sıvısını yutar.  Bu sıvı ile birlikte bebeğin mide ve barsak sistemindeki salgılar, safra salgısı,  cildinden dökülen hücreler ile lanugo denen tüyler, verniks kaseosa, ve mukus mekonyum denilen dışkının oluşmasına katkıda bulunur. Mekonyum koyu yeşil-siyah renkli bir maddedir ve bebek herhangi bir nedenle sıkıntıya girdiğinde ilk olarak kakasını yapar. Bebek anne karnında iken barsaklarında koyu kıvamda yeşilimsi bir dışkı birikir. Bebek anne karnında bir şey yememesine rağmen barsaklarında oluşan bu içerikteki dışkıyı normalde doğumdan sonra yapar. Bebeğin ilk kakası olan bu dışkıya "mekonyum" adı verilir. Eğer anne karnındaki bebek bu dışkıyı doğumdan önce veya doğum anında yutarak akciğerlerine alırsa bu duruma "mekonyum aspirasyon sendromu (MAS)" denir, halk arasında bebeğin kakasını yutması veya bebeğin kakasını yemesi olarak adlandırılır. Burada kastedilen bu içeriğin soluk borusuna ve akciğerlerine kaçmasıdır. Akciğerlerde mekonyum (dışkı) bulunması doğumdan sonra bebekte solunum sıkıntısına neden olacaktır. Eğer amnion sıvısı azalmışsa (oligohidramnios) mekanyum daha koyu bir kıvam alacağı için fetüs açısından daha tehlikeli olacaktır. Bebeğiniz hareket ederken ve pelvis içinde yerleşirken rahimin etrafındaki sinirlere dokunması nedeniyle bacaklarınızda elektirik çarpmasına benzer yakınmalar olabilir.

Doğum insan hayatında artık birkaç kez olabilen en önemli anlardan biri olduğundan eşler birlikte doğum yapmalıdır bazen eşler doğuma girmek istemeyebilir. Ancak eşinizi size eşlik etmesi için ikna etmeye çalışmalısınız. Kadınların çoğu doğum sırasında eşleri yanlarında olduğunda kendilerini çok daha rahat hissederler. Bu hatıra hayatınızda önemli bir anı olarak kalacaktır eminim. Nasıl çocuk birlikte yapılıyorsa, birlikte doğurulmalı o anı yaşamalı ve beraber büyütülmeli ülkemize iyi bir insan olarak yetiştirilmelidir. Ancak çokta zorlamak gereksizdir çünkü bazı kişileri kan tutabilir, kan görmek istemeyebilir ve bunu size söylemek istemeyebilir. Bazı kadınlar ise eşlerinin kendilerini o halde görmesi düşüncesinden rahatsız olurlar. Eğer eşiniz doğuma katılmak istiyorsa ancak siz bundan rahatsızlık duyacaksanız eşinize durumu açıkça anlatarak size anlayış göstermesini isteyebilirsiniz. Yine de zorlamalar oluyorsa bunu gizlice doktorunuza aktarırsanız size mutlaka yardımcı olacaktır.

39 Haftalık gebelik: 

Bebek 2500-4200gr arasında, boyu yaklaşık 49-52 cm arasındadır, rahmin büyük bir kısmını doldurmaktadır. Bebeğin cildini örten verniks kremi ve lanugo tüyleri azalmaya başlar. Son haftada amnion zarı her an açılabilir ve sularınız gelebilir. Bazen bardaktan boşalırcasına, bazen de çok yavaş olabilir. Hatta kendinizi idrar kaçırırmış gibi hissedebilirsiniz. Miktarı ne olursa olsun sularınızın geldiğini düşünüyorsanız, kanama olursa, sancı başlarsa ve bebek hareketlerinde azalma olursa zaman kaybetmeden doktorunuzu aramalı ya da hastaneye gitmelisiniz. Sular geldikten sonra bebeğin 24 saat içinde doğurtulması gerekebilir.

40 Haftalık gebelik: 

Bebek 2700-4500 gr ağırlığında ve yaklaşık olarak 50-53 cm boyu arasındadır. Artık bir an evvel doğsun istemektesiniz, sabırsızlanıyor ve merak ediyorsunuzdur. Zaman sizin için uzamaya başlayacaktır. Sabırlı olmaya çalışmalısınız. Siz herhangi bir ağrı hissetmeseniz bile rahim ağzınız yavaş yavaş açılmaya başlamış olabileceğinden doktorunuz size muayene etmek isteyebilir. Normal sancıların başlaması ile rahim ağzındaki açıklık ve incelme de artmaya başlar.

Doğum eyleminin başlaması ile birlikte Rahim ağzı ancak 10 cm açılınca bebek bu açıklıktan geçebilir ve bu sancılarla saatte yaklaşık 1 cm Rahim ağzında açılma olur. Buda ortalama 10 saatte 10 cm eder yani doğumun birinci evresi yaklaşık 10 saat sürer, sonra bebeğin dışarıya doğru çıkış yolculuğu yani ikinci evre başlar ve yaşanır ve de bebek hayata merhaba der. Vajinal doğumda kafa doğduktan hemen sonra doktorunuz bebeğinizin ağzını siler ve ilk ağlaması odada yankılanmaya başlar. Ağlama sesi size rahatsız etmesin bebeklerin doğumunda doktorunuz onun ağlamasını ister ve bebeklerin ağlaması onların sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Bebeğiniz daha sonra çocuk doktoruna verilir ilk muayeneleri yapılır size muayeneleri hakkında bilgi verilmesini takiben bebeğiniz kucağınıza verilir.

Bebeğinizle ve tüm sevdiklerinizle mutlu bir hayat dilerim.

40-42 Hafta arası gebelik: 

Bazı bebekler beklenenden erken doğarken bazı bebeklerde beklenen doğum tarihinden sonra dünyaya merhaba derler. Burada beklenen doğum tarihi yanlış hesaplanması olabilir ancak gebeliğin başından itibaren aynı yerde düzenli kontrollerini yaptıran anne adaylarında bu ihtimal son derece düşüktür. Son adet kanamanızın başladığı günden eminseniz ve bebeğinizin ölçümleri de tüm gebeliğiniz boyunca bu tarih ile uyumlu olarak saptandıysa gerçekten bebeğiniz geç kalmış demektir.

 Bebeklerini beklenen doğum tarihinden önce dünyaya getirdikleri gibi bazıları da daha sonra doğururlar. Bunda beklenen doğum tarihinin hatalı hesaplanması da rol oynayabilir. Unutmamanız gereken bir başka nokta da beklenen doğum tarihinin tahmini bir tarih olduğu ve özelikle ilk bebeğini bekleyen anne adaylarında doğumun gecikebileceğidir. Bu haftadan sonra doktorunuz size daha sık görmek isteyecektir. Bebeğin 2-3 günde bir solunum, hareket, tonus, amnion sıvısı,  nst ve Doppler ile takibi yakından izlenecektir. Miat dolduktan sonra bebeğinizin amnion sıvısı giderek azalabilir. Bu durum göbek kordonunun sıkışmasına ve bebeğe giden kan ve oksijen miktarında azalmaya neden olabileceğinden önemlidir. Doktorunuz doppler ultrasonografi ile bebeğe giden kan akımlarında bir düşüş olup olmadığını kontrol eder. Aynı şekilde plasentada da yaşlanma belirtileri ve fonksiyon kaybı ortaya çıkabilir. Bebeğiniz artık daha fazla yağ biriktirmediğinden kilosu azalabilir. Bebek hareketlerini saymanız çok önemlidir ve rezervleri tükenmiş bebekler risklerle karşı karşıyadır. Ve unutmayın ki gebelik süresince bebek için iç ve dış olmak üzere iki ortam vardır. Ne zamanki içerdeki şartlar kötüleşir, gebeliğin haftasına bakılmaz ve bebek dış ortama alınarak yaşatılmaya çalışılır.