Düşük

DÜŞÜK (ABORTUS) : Gebeliğin ilk 20 haftası içinde, 500 gramdan az embriyo veya fetüs ve eklerinin tamamının veya bir kısmının uterus kavitesi dışına atılması olayına düşük (abortus) denilmektedir (1977 Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması). Klinik olarak tanımlanmış gebeliklerin yaklaşık %15'i düşük ile sonuçlanmaktadır, bunlar gebelik tanısı konulduktan sonra gerçekleşen düşüklerdir. Düşüklerin önemli bir kısmı da gebelik oluştuğu farkedilmeden önce çok erken aşamada meydana gelmektedir, bunlar sadece biyokimyasal yöntemle farkedilebilecek kadar erken aşamada olduğu için bunlara kimyasal gebelik (sessiz düşük) adı da verilir.

Düşük tehditi (Abortus İmminens): 20 haftanın altındaki gebeliklerde, vaginal kanama olmasıdır. Anne adaylarının yaklaşık %30-40'ı gebeliklerinde düşük tehditi yaşamaktadır. Bu durumda kanama genellikle şiddetli değildir. Rahim ağzı kapalıdır. Düşük tehditi yaşayan anne adaylarına, fiziksel aktivitelerini kısıtlamaları, yatak istirahati, cinsel ilişkinin yasaklanması önerilir. Ayrıca düşük tehditi sebebi olarak luteal faz yetmezliği düşünülen olgularda Progesteron hormonu içeren ilaçlar kullanılabilir. Tedavi metotlarının etkinliği tartışmalıdır. Tüm önlemlere rağmen düşük tehditi, düşük ile sonlanabilir. Tüm düşük tehditlerinin %50'si düşükle sonuçlanır. Bu olayın bir sebebi de düşüklerin önemli bir kısmının genetik anomalilerden kaynaklanmasıdır. Sağlıksız bir gebeliğin devam etmemesi doğal seleksiyon mekanizmasının işlemesi olarak değerlendirilebilir.

Kaçınılmaz -Durdurulamayan Düşük (Abortus incipiens): Bu durumda genellikle kanama şiddetlidir ve rahim ağzı açıktır. Kramp şeklinde karın, kasık ağrısı olabilir. Tedavi kürtajdır.

Tam Olmayan Düşük (İnkomplet Abortus): Gebelik dokularının bir kısmının kaybıdır. Gebeliğin 6. haftasından önce genellikle embriyo ve plasenta birlikte atılır. Daha sonraki gebelik haftalarında yaşanan düşüklerde, embriyonun bazı kısımları, zarları veya plasenta dokusunun parçaları içerde kalabilir. Kürtajla rahim içinde kalan parçalar temizlenmelidir.

Tam Düşük (Komplet Abortus): Gebeliğe ait tüm dokular atılmıştır. Ancak pratikte rahim içinin bütünüyle temiz olduğundan emin olmak için kürtaj uygulanabilir.

Missed Abortus: Gebeliğin ölü ürünlerinin birkaç hafta (3 hf) uterus içerisinde kalmasıdır. Kürtaj yapılmalıdır.

Rest Plasenta (Parça Kalması): Düşük sonrası veya küretaj sonrası uterus içinde gebeliğe ait diğer bazı parçaların kalmasına denir. Kanamayı durdurmak ve enfeksiyonu önlemek için kürtaj uygulanması ve rahim içerisinin tamamen temizlenmesi gerekir. Tekrarlayan düşükler (Habituel Abortus) (Rekürren Abortus): Arka arkaya 3 veya daha fazla düşük olmasıdır. Sebep olarak rahimle ilgili anormallikler yada pıhtılaşma bozuklukları bulunabileceği gibi %50 sinde sebep bulunamaz.

Düşük nedenleri şunlardır: - Embryoya ait kromozom anomalisi - Çoğul gebelikler - Teratojenik ya da mutajenik etkiler (ilaç, radyasyon vb.) - Genetik ( anne ya da babaya ait genetik bir bozukluk) - Üreme sistemindeki yapısal anomaliler - Doğumsal uterin anomaliler (septum vb) - Myomlar - Servikal yetmezlik - Annede görülen akut durumlar - Korpus luteum yetmezliği - Aktif enfeksiyonlar (rubella, sitomegalovirus, Listeria, Toksoplazma gibi) - Yüksek ateş - Asherman sendromu - Annede görülen kronik hastalıklar - Polikistik over hastalığı - Kontrolsüz şeker hastalığı - Böbrek hastalığı - Sistemik lupus (SLE) - Tiroid hastalıkları - Şiddetli hipertansiyon - Antifosfolipid sendromu Dış faktörler: - Sigara - Alkol - Uyuşturucu - Yüksek doz kafein

*Bütün düşüklerin yaklaşık yüzde 50-60 'i kromozomal olarak anormal yapıya sahiptir.Gebeliğin ilk haftalarında olan düşüklerde kromozomal anomali oranı yüzde 70'lere çıkar. Spontan abortusların en sık nedeni kromozomal anomalilerdir. * Spontan abortusların çoğu (yaklaşık %75'i) gebeliğin ilk trimesterinde meydana gelmektedir. * Düşüklerde (abortus materyalinde) en çok görülen kromozomal anomali monozomi X0 (Turner sendromu)'dır. Trizomilerden en çık görüleni trizomi 16'dır, daha sonra sırasıyla trizomi 22, 21, 18, 13 gelir. * Kromozomal anomali oranı abortuslarda (düşüklerde) yüzde 50 iken, ölü doğumlarda yüzde 5-10 oranında, canlı doğumlarda yüzde 1 oranında kromozomal anomaliye rastlanır. * Canlı doğumlardaki kromozomal anomalilerin çoğu yapısal anomaliler iken, ölü doğum ve düşüklerdeki kromozomal anomalilerin çoğu trizomilerdir. (Ölü doğumlarda en çok trizomi 18, abortuslarda en çok trizomi 16 izlenir.)

TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER (HABİTÜEL ABORTUS):Tekrarlayan Gebelik Kayıpları, Rekkürren Abortus,  Mükerrer düşükler
Gebeliğin 20. haftasından önce üç veya daha fazla kendiliğinden düşük (abortus) olmasıdır. Çiftlerin yaklaşık %1-2 'sinde bu sorun vardır. Sebep olarak rahimle ilgili anormallikler yada pıhtılaşma bozuklukları bulunabileceği gibi %50 sinde sebep bulunamaz.
Tekrarlayan düşüğün nedenleri: Genellikle genetik bozukluklar ve embriyo oluşumundaki problemlerlerden kaynaklanır. Ayrıca hipotiroidizm, hormonal bozukluklar, sistemik lupus eritematozis, böbrek hastalığı, uterus anomalileri, servikal yetmezlik, bazı enfeksiyonlar gibi kronik sistemik hastalıklarla da ilişkili olabilir. Sadece 1 düşük bir çok kadında görülen bir olay olduğu için düşük nedenini araştırmak için 3 düşük yapan kişiler değerlendirilir.
Kadında daha önce geçirilmiş düşük sayısı arttıkça tekrar düşük yapma riski artmaktadır:
1 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 15
2 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 24
3 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 30
4 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 40-50
Anne yaşı arttıkça düşük yapma riski artar:
30 yaş altında ortalama düşük riski % 7-15
30-34 yaş arası ortalama düşük riski % 8-21
35-39 yaş arası ortalama düşük riski % 17-28
40 yaş üzerinde ortalama düşük riski % 34-52
Tekrarlayan düşüklerde nedenler:
1. İmmunolojik (bağışıklık) faktörler
2. Trombofilik (pıhtılaşma) faktörleri ile ilgili bozukluklar
3. Endokrin (hormonal) faktörler
4. Anatomik faktörler (rahim anomalileri vb.)
5. Genetik Faktörler
6. Enfeksiyöz Faktörler
7. Çevresel Faktörler ve Beslenme
8. Anneye ait hastalıklar
9. Sperm ile ilgili faktörler
Yukarıdaki nedenlerden en sık immünolojik faktörler ile ilgili nedenlere rastlanır. Fakat tekrarlayan düşükleri olan kadınların %50 'sinde bütün araştırmalar yapılmasına rağmen hiçbir neden bulunamaz.
İmmünolojik nedenler: Vücuttaki bağışıklık sistemine bağlı patolojilerden kaynaklanan nedenlerdir. Antifosfolipid sendrom bu gruptandır. Bu nedenleri araştırmak için antikardiyolipin antikorlupus antikoagulan ve ANAanti-troglobulin antikor gibi araştırmalar yapılır. Bu tür patolojiler saptanan hastalarda genellikle tedavide aspirin, heparin gibi ilaçlar, nadiren immunsüpressif tedavi gibi seçenekler kullanılır.
Trombofili (pıhtılaşma) ile ilgili nedenler: Bu hastalarda pıhtılaşmaya eğilim vardır. Bu hastalarda damar tıkanıklığı ve ölü doğum öyküsü olabilir. Bir çok genetik mutasyon kalıtımsal olarak pıhtılaşmaya eğilimi arttırır.                      
Bu pıhtılaşma bozukluklarından en sık görülenler:
- Faktör V Leiden Mutasyonu (Aktive Protein C rezistansı)
- Protrombin G20210A Mutasyonu
- Metilen Tetrahidrofolat Redüktaz Enzimi Gen Mutasyonu (hiperhomosisteinemi)
- Antitrombin 3, Protein C, Protein S eksikliği
Tedavide genellikle düşük doz Aspirin ve heparin (kan sulandırıcı iğne) kullanılır.
Endokrin (hormonal) nedenler: Luteal faz defekti, Polikistik Over Sendromu, Diabetes Mellitus, Tiroid Hastalıkları, Hiperprolaktinemi gibi nedenlerdir.
Gebeliğin ilk trimesterinde (ilk 3 ayda) kan şekeri kontrolu kötü olan, HbA1c seviyesi yüksek olan gebelerde hem abortus hem de fetal anomali sıklığı artmıştır. Bu yüzden gebelikten önce şeker hastalığı olanlar kan şekeri kontrolleri açısından çok sıkı izlenmmelidirler. Kan şekeri kontrolü iyi yapılırsa düşük riskinin artmadığı görülmüştür.
Anatomik faktörler: Myom, uterin septum (rahim içerisinde perde), rahimde doğumsal anomaliler, intrauterin sineşi (rahim içi yapışıklıklar) olabilir. Bu nedenlerin ameliyatla düzeltilmesi gerekebilir.
Servikal (rahim ağzında) yetmezlik: Genellikle ağrı ve kanama olmaksızın ani ortaya çıkan servikal kanalda (rahim ağzında) genişleme ve gebelik materyalinin vajene atılmasıyla devam eden, tekrarlayan gebelik kayıplarına neden olan bir problemdir. Bu hastalara 13-14 gebelik haftalarında rahim ağzına dikiş konur (mcdonald serklaj).
Genetik faktörler: Habitüel abortuslarda %3.5-5 oranında saptanmaktadır. Abortus sıklıkla ilk trimesterde görülmektedir. En sık dengeli translokasyonlar görülmektedir. Habitüel abortus sebebinin araştırılmasında özellikle ölü doğum ve anomalili doğum öyküsü olan çiftlerde karyotip analizi yapılabilir.
Çevresel faktörler ve beslenme: Tekrarlayan abortuslarda %5-10 oranında saptanmaktadır.
Tekrarlayan abortuslarla ilişkileri tartışmalı olsa da muhtemel faktörler:
- Sigara
- Alkol
- Aşırı kahve tüketimi
- Organik çözücüler
- Ağır metaller (Hg, Pb)
- Anestetik gazlar
- İlaç kullanımı
Anneye ait hastalıklar: Anneye ait bazı hastalıklar da tekrarlayan düşüklerde neden olarak dikkati çekmiştir:
- Diabetes mellitus (Şeker hastalığı)
- Kronik hipertansiyon
- Böbrek hastalıkları
- Sistemik lupus eritematozis (SLE)
- Antifosfolipid antikor sendromu
- Çölyak hastalığı
- Tiroid hastalıkları
Nedeni açıklanamayan tekrarlayan düşükler:
Tekrarlayan düşüklerin %50’sinde hiçbir neden bulunamamaktadır.Bunlarda %70-75 başarılı gebelik oluşma şansı vardır. Bu gruptan bazı hastalara ampirik olarak aspirin tedavisi verilmektedir. Sıkı takip, duygusal destek, stresin azaltılması, iyimser olmanın faydası olabilir.
Tekrarlayan düşüklerde tedavi:
Tedavi yukarıda anlatılan nedenlerden hangisi bulunmuşsa o nedene yönelik planlanmalıdır. Pıhtılaşma bozukluğu saptanan bazı hastalarda aspirin ve/veya pıhtılaşmayı önleyici (kan sulandırıcı) iğneler kullanılır. Herhangi bir nedeni bulunamayan açıklanamayan tekrarlayan düşüklerde ampirik olarak düşük doz aspirin tedavisi genellikle kullanılmaktadır. Rahim içerisinde septum, myom, polip gibi patolojiler saptanmışsa bunların ameliyatla alınması gerekir.