Opr. Dr. Erol BAYRAKTAR - Kadın Hastalıkları, Gebelik, Doğum, Tüp Bebek , Kısırlık, Aşılama, Laparoskopi, Histereskopi, Genital estetik, Siğil, Labioplasti, Vajinismus

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

Eğer bir yıldan uzun bir süredir ovülasyona denk gelen günlerde 2-3 günde bir düzenli olarak cinsel ilişkide bulunuyorsanız ve herhangi bir korunma yöntemi uygulamadığınız halde gebe kalamadıysanız infertil sınıfına giriyorsunuz demektir. Ancak bu artık gebe kalamazsınız anlamına gelmez. Şansınız azalmıştır anlamına gelir ve artık bir jinekologdan tıbbı yardım almanın zamanı gelmiş demektir.​
İnfertilite (kısırlık) 1 yıl boyunca düzenli ve korunmasız, haftada 2 veya daha fazla sayıda cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır. Geçmişte kısırlık tedavisinde çok büyük zorluklar yaşanırken günümüzde tedavi aşamasında çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Tamamen normal ve gebe kalma potansiyeli olan bir çiftin düzenli, korunmaksızın ve yeterli sayıda ilişkiye girmelerine rağmen gebe kalma şansı yaklaşık %25’dır. Güncel hayata bakarsak hiçbir evli çift evlenir evlenmez hamile kalamamaktadır. Evlendikten sonra 5-6 ay geçmesine rağmen gebe kalamayan kadınlar endişe duymaya başlarlar, çevre baskısı ilave olunca moralleri bozulmaya başlar. Oysa 5-6 aylık denemenin sonunda çiftlerin yaklaşık %50 sinde gebelik oluşur. Bir yıla kadar beklemekte yarar vardır. Çünkü sağlıklı ve üreme problemi olmayan çiftlerin %85 ‘i 1 yıl içinde gebe kalmaktadır. Evli çitlerin % 15’inde ise infertilite veya kısırlık mevcuttur. İnfertilite primer ve sekonder infertilite diye ikiye ayırabiliriz. Eğer daha önceden hiç gebelik olmamışsa bu durum primer infertilite olarak adlandırılır. Önceden gebelik oluşmuş (dış gebelik, boş gebelik, ölü doğum, erken doğum ya da canlı doğum) fakat şimdi gebe kalamıyorsa buna da  sekonder infertile denir. Tüm dünyada ki infertile % 15 lik kısmın büyük kısmının neden gebe kalamadığını biz tespit edebilirken % 15-20’sinde herhangi bir neden bulunamamaktadır. Bu çiftlerde açıklamayan infertile olarak Kabul edilir. İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40'ında erkek, % 40-50'sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. Bazı durumlarda bireyin ya da çiftin çocuk sahibi olması mümkün değildir. Erkekte testislerin, kadında yumurtalıkların ya da rahmin olmaması bu durumlara örnektir. Bu tür durumlar sterilite olarak adlandırılır. Yaş ilerledikçe hamilelik oluşma şansı azalır. Yaşın ilerlemesi tüp bebek başarısını da azaltmaktadır. Ayrıca ileri yaşta hamile kalanlarda düşük yapma şansı daha yüksektir. Gebe kalmada etkili bir çok faktör vardır. sperm sayısı olması gerekenin yarısı kadar olan bir erkek ve normal bir kadından oluşan çiftte gebelik şansı yarı yarıya azalır. kadında her iki tüpün de tıkalı olduğu durumlarda gebelik şansı sıfıra yakındır.yine testislerinde sperm üretimi olmayan ya da sperm kanalları tıkalı veya olmayan erkeklerin de doğal yollardan çocuk sahibi olmaları son derece düşüktür. Bu açıdan bakıldığında çocuk isteği ile hekime müracaat eden çiftlerde hem erkek hem de kadın detaylı olarak birlikte araştırılmalıdır. Kadının yaşının ileri olması, 2’den fazla sayıda düşük, Geçirilmiş pelvik enfeksiyon öyküsü,  Çok sık ya da seyrek adet görmek, Erkekte testislerin küçük olması, Prostat enfeksiyonu öyküsü gibi bazı durumlarda ise hekime müracaat etmeden önce 1 yıl beklemek gereksizdir.