Laparoskopi (Kapalı Ameliyat)

LAPAROSKOPİ NEDİR ?:
Laparoskopi, Göbek altı, üstü veya içinden 1 cm.lik küçük bir kesiden karın içine yerleştirilen kalem şeklinde optik bir cihaz vasıtasıyla karın içini direk olarak görme işlemidir; rahim, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren hastalık veya problemleri doğrudan görüntüleme ile birlikte Laparoskopik cerrahi vücutta alışılagelmiş geniş kesiler yapmadan, birkaç ayrı noktadan 2-3 adet 5 mmlik deliklerden girilen kalem şeklindeki metal aletler (trokar) ve bir kamera yardımı ile gerçekleştirilen ameliyatlardır. Halk arasında kansız ya da bıçaksız ameliyat olarak da bilinir.



 Klasik açık ameliyata göre avantajları, ameliyat sonrası iyileşmenin açık ameliyatlara göre daha erken olması, kameranın büyütme gücü sayesinde doku ayrıntılarının daha detaylı görülebilmesi, kullanılan kamera ve cerrahi aletlerin dokuya yaklaştırılabilmesi nedeniyle daha titiz cerrahi yapılabilmesi ve açık ameliyatlarda görülen operasyon sonrası yapışıklıkların kapalı cerrahiden daha az olmasıdır. Hastalar günlük aktivitelerine daha kısa zamanda dönerler.

Uterusun (Rahim) alınması (histerektomi), uterus myomlarının çıkartılması (myomektomi) , dış gebelik operasyonları, over (yumurtalık) kistleri operasyonları, endometriozis olgularının tanı ve tedavisi, rahim sarkıklığına yönelik asma operasyonları (sakrokolpopeksi, histerosakropeksi) , idrar torbası sarkmasına yönelik onarımlar (paravaginal defekt tamiri), erken evre rahim, yumurtalık ve rahim ağzı kanser ameliyatları açık ameliyatın risk ve komplikasyonlarına maruz kalmadan laparoskopi ile yapılabilir. Kadın Hastalıkları alanında uygulanan iki temel endoskopi yöntemi, laparoskopi ve histeroskopidir.

Laparoskopi Ne Zaman Yapılır?: İnfertil kadınların değerlendirilmesinde spermiogram, hormon ve HSG gibi tetkiklerin yapılması ve herhangi bir neden bulunamadığında ve gebelik elde edilememişse bu tetkiklerin tamamlanması için gebe kalmalarına engel bir problemin var olup olmadığını araştırmak amacıyla diagnostik laparoskopi rutin uygulanır.

infertil kadınlarda tüplerin değerlendirilmesi, endometriyozis ve pelvik organların yapışıklıkları gibi infertiliteye neden olan birçok problemlerin tanısı, tüp-yumurtalık ilişkisini ve tüpün rahat hareket ederek atılan yumurtayı yakalamasını engelleyen bir durum olup olmadığını ancak laparoskopi yaparak anlayabiliriz. Hastane koşullarında genel anestezi altında yapılır.

Bunun dışında karın içinde yer aldığı düşünülen kist, myom, dış gebelik gibi problemlerin kesin tanısında ve tedavisinde rahatlıkla kullanılmaktadır. Ailesini tamamlamış ve başka bir gebelik arzulamayan bayanlarda da tüplerin (kanalların) bağlanması amacıyla da sıklıkla uygulanmaktadır.

 Laparoskopinin Sağladığı Üstünlükler:

• Laparoskopi ile yapılan ameliyatlar, dokulara ve organlara çok az zarar verir. Yani koruyucu bir cerrahi yöntemdir.

• Karın açılmadığı için iltihaplanma riski ve ameliyat sonu yapışıklık ihtimali daha azdır.

• Karın içi organlar büyütülerek gözlemlendiği için cerrahi hakimiyet daha iyidir.

• Karın duvarı kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı çok azdır.

• Ameliyat sonu hastanede kalış süresi çok kısadır. Hasta aynı gün veya bir gün sonrası taburcu olur.

• Hasta çok kısa bir sürede normal yaşamına döner. Ortalama işe dönüş 7-15 gündür. Böylelikle iş kaybı çok azdır.

• Karın duvarı kesilmediği için ameliyat izi kalmaz, karın fıtıkları olmaz ve estetik korunur.

Kadında endoskopik cerrahi;

1-Laparoskopi; Karın içi genital organ patolojilerinin tanısı ve tedavisi için

2-Histeroskopi; Rahim içi patolojilerinin tanısı ve tedavisi için olmak üzere iki gruba ayrılır.

1-Tanısal (diagnostik) Laparoskopi:  Diagnostik laparoskopi ile pelvis veya abdomen direk görüntülenerek; fallopian tüpler, overler, uterus, ince ve kalın barsaklar, appendiks, karaciğer ve safra kesesinin görüntülenmesine izin verir.

Tanımlamasından da anlaşıldığı gibi hikayesinde ve gerekli muayenelerinde kısırlığı açıklayıcı bir patolojinin bulunamadığı durumlarda başvurulabilir. HSG (histero-salpingografi)’de tüplerde peritubal adezyon (tüplerin etrafındaki yapışıklıklar) veya HSG sırasında radyo-opak boyanın tüplerden basınçlı ve gecikmeli geçtiği durumlarda tanıyı kesinleştirmek için diagnostik laparoskopiye başvurulabilir. Peritubal adezyonu olup laparoskopik olarak tüplerin serbestleştirilip overler ile olan ilişkisinin düzeltilmesinden sonra eğer eşinin sperm parametreleri normal ise, uygun çiftlere normal gebelik şansını vermek için iki üç ay bekleme tedavisi verilebilir. Ancak böyle olgularda dış gebelik risikinin olabileceği de göz önünde bulundurulmadır.

Tanısal laparoskopi kararı verilmeden önce infertiliteye neden olabilecek diğer nedenler HSG, ayrıntılı sperm analizi, bazı hormonal değerlendirmeler yapılarak ekarte edilir ise işlemin gebelik şansını ne kadar arttırabileceği ile ilgili ön bilgiye sahip olunabilinir. Bu değerlendirmelerin sonucuna göre karar verilerek yapılan tanisal laparoskopilerin gebelik şansını arttırdığı görülmüştür.

Nasıl yapılır: Tanısal laparoskopi hastane koşullarında genel anestezi altında yapılarak genellikle hasta aynı gün taburcu edilir. Hasta jinekolojik pozisyonda genel anestezi ile uyutulduktan sonra önce bütün karın bölgesi temizlenir, göbek ve alt pelvis bölgesi açık kalacak şekilde hasta steril örtü ile tamamen kapatılır. Sonra vajinaya maniplatör yerleştirilir ki; ameliyat sırasında uterusun istenilen yönde hareket ettirilmesi ve içerisinden boya maddesi verilerek tüplerden geçiş kontrolü için gerekli olan bir enstrümandır.

Hasta uyutulduktan sonra göbek çukurunun alt sınırından 1-1,5 cm’lik cilt-cilt altı kesi uygulanır ve 12-15 cm uzunluğunda ve 2mm genişliğinde Veress (iğne adını ilk geliştiren Janos Veress’den almaktadır) denilen özel bir iğne ile hasta masada düz pozisyonda iken cerrahın veya yardımcı cerrahın hastanın göbek altı cilt dokusunu tutarak yukarı çekilir ve iğne karın boşluğuna barsaklara zarar vermeden girmesi sağlanır. Veress iğnesi aracılığı ile hastanın karın boşluğu uygun miktarda CO2 gazı ile şişirilir ve iğne çıkartılır. Karın boşluğuna CO2 verilmesi işlem yapılacak sahanın genişlemesine ve görüntü kalitesinin daha iyi olmasına imkân tanır ve böylece organlara zarar vermeden işlem gerçekleştirilmiş olur. İğne çıkartıldıktan sonra 10 numara trokar (uzunluğu 7,5-15 cm arasında, genişliğ 1-1,2cm arasında değişen) ile kesi yerinden karın boşluğuna girilerek trokar deliğinden kameranın karın boşluğuna girmesi sağlanır. Pelvik organlar (uterus, overler, tubalar ve etraf doku), barsaklar, karaciğer, safra kesesi ve karın duvarlarında herhangi bir patoloji var mı kontrol edilerek video kaydına alınır aynı zamanda gerekli durumlarda fotoğraf çekilir.

Tüplerin değerlendirilmesi için servikal kanal aracılığı ile boya maddesi verilerek geçiş rahat mı, sakkulasyonlumu (tüpden boya maddesinin geçişi zorlu ve sucuklanmalar yapması) yoksa tamamen kapalımı kontrol edilerek fotoğrafı çekilir. Eğer operatif bir işlem yapılacak ise cerrahi enstrümanların girişlerini sağlamak için her iki kasık bölgesinden genellikle 5 numara trokarlar (uzunluğu 7,5-10cm, genişliği 0. 5cm) ile karın boşluğuna girilir. Böylece göbekten girilen kamera cerrahi işlem yapılacak sahayı aydınlatarak gösterirken, diğer deliklerden girilen cerrahi enstrümanlar ile operasyon gerçekleştirilir.

İşlem bittikten sonra, son kanama kontrolleri yapılır, batındaki CO2 tamamen boşaltılır ve laparoskopide kullanılan enstrümenlar kontröllü olarak karın boşluğundan çıkartılır. Kesi yerleri kendiliğinden eriyen estetik dikişle dikilerek üzeri daha sonra su geçirmez özel pansuman ile kapatılır.

Laparoskopi İşlemi Ne Kadar Sürer? : Laparoskopi, tanısal amaçlı ise oldukça kısa bir sürede yaklaşık 20-25 dakikada sonuçlanır. Hastanın operasyon için hazırlanması, uyutulup, uyandırılması ise ortalama 30-35 dakikalık bir süreyi gerektirecektir. Eğer tedavi edici bir işlem uygulanacak ise tedavinin şekline göre, uzun süren laparoskopiler de olabilir.

Eğer gerekirse, birçok kez laparoskopi olunabilir. Özellikle, laparoskopi sırasında tedavi uygulanmışsa tedavinin ne kadar etkili olduğunu görmek amacıyla altı ay ara ile ikinci veya üçüncü kez laparoskopi de yapılabilir.

İşlem öncesi hasta hazırlığı: İşlemden bürgün önce barsak temizliğini sağlayıcı ilaç verilmesi ve işlemden 8 saat önce herhangi bir şey yenip içilmemesi sağlanır. İşlem öncesi hasta tarafından ameliyat hakkındaki bilgi formunun okunmasının sağlanması ve anlayamadığı yerlerde gerekli açıklamanın yapılarak imzalarının alınması sağlanması. İşlem günü hastanın yatışı sağlanır, servis hemşireleri hastayı karşılar tansiyon, nabzını ve ateşini not eder ve rutin pre-op (ameliyat öncesi) tetkikler için kan alarak hızlı bir şekilde laboratuvara gitmesini sağlar. Anestezi doktoru çıkan sonuçlar ile beraber hastayı bekleme odasında ziyaret ederek gerekli muayenesini yapar ve yapılacak ek tetkik varsa bunların yapılmasını sağlar. Daha sonra ameliyata katılacak olan ekipten bir doktor hastasını odasında ziyaret ederek son açıklamaları yapar ve herhangi bir sorusunun olup olmadığını kontrol eder varsa gerekli açıklamaları yaparak hastasını rahatlatılır.

 Hangi durumlarda yapılmalı?: Kliniğimizde tanısal laparoskopi uyguladığımız birinci sıra hasta grubunu daha çok normo-ovlatuvar (düzenli yumurtlama ve adet olan) ve eşinin sperm parametreleri normal olup, HSG’de peri tubal adezyon düşündüren kadınlar oluşturmaktadır.

Tanısal laparoskopi uygulanan diğer ikinci grup ise, tekrarlayan tüp bebek uygulamalarında iyi kalitede embriyo transferleri yapılmasına rağmen gebelik olmayan hastalar olup bu hastalarda; nedeni açıklayıcı genetik faktör, uterin kavitede yapışıklık, submukoz myom gibi endometriyumu deplase eden patoloji, ciddi adenomyozis veya anormal hormonal bir durumun olmadığı grup oluşturmaktadır. Bu grupta da bazen tanısal laparoskopi ile HSG de izlenmeyen veya tanımlanamayan peri-tubal adezyonlar saptanmakta ve bu adezyonların tubalara yaptırdığı keskin açılanmalar laparoskopi ile serbestleştirilir. Tubalardaki adezyona bağlı bu açılanmalar geç foliküler fazda tubalar içerisinde ultrasonografik olarak görülemeyen sıvı birikimi ve uterin kaviteye doğru ters akım yaparak embriyoların tutunmasını engelleyebilmektedir.

O nedenle HSG’de tüplerin açık olması tüplerin her zaman normal olduğu anlamına gelmemektedir. Geçirilmiş batın operasyonları ya da endometriyozis gibi durumlarda tubal aks normalden saparak yapışıklık nedeniyle yukarı doğru hem yön değiştirmiş olabilir hem de radyo-opak boyanın geçişi gecikmeli olabilir. Yapışıklık nedeniyle yukarı doğru yön değiştirmiş bir tüpün içerisinde fizyolojik koşullarda oluşan sıvının uç kısımlardan batın boşluğuna akamaması ve biriken bu sıvının yerçekimi kurallarına uterin kaviteye doğru ters akım yapabileceği göz önünde buludurularak tanısal laparoskopi yapılabilir. Laparoskopi ile böyle tüplerin etrafındaki yapışıklıkların giderilerek normal anatomiye kavuşturulması bu tabloyu düzeltecektir.

İşlemin zamanlaması nasıl olmalıdır: İşlem menstrüel periyodun dışında herhangi bir günde yapılabilmekle beraber, eğer doktor aynı zamanda hastanın ovulatuvar durumunu değerlendirmek için endometriyal örnekleme düşünülüyor ise premenstrüel fazda (gelecek periyottan bir hafta önce) zamanlama yapabilir.

Diğer taraftan laparoskopi ile beraber eş zamanlı olarak histeroskopi de düşünülüyor ise zamanlama olarak endometriyumun ince olduğu post-menstrüel fazda (adetten temizlendikten sonraki yakın günler) seçilebilir.

İşlemde ve sonrasında ne hissedilecek? : Ameliyattan sonra önce uyanma odasına alınarak tansiyon ve nabız takipleriniz yapılarak, anestezinin etkisinden tamamen çıktıktan sonra anestezi doktorunun son kontrolü ile dinlenme odasına geçmesine izin verilir. Ameliyat sonrası uyanma odasındaki süreyi hatırlamayabilirsiniz, bu süre kısa bir periyot olup normaldir.

İşlem genel anestezi altında uygulanacağından, işlem sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez. Uyandıktan sonra kesi yerlerinde ağrı hissedilmemesi için bu noktalara hasta uyandırılmadan lokal anestezi uygulanır.

Laparoskopi sırasında karın boşluğuna verilen CO2 gazı diaframa (karın boşluğu ile göğüs boşluğunu birbirinden ayıran kalın zar) bası etkisi yapabilir, ancak bu işlem sırasında ağrı yapmazken uyandıktan sonra omuz ağrısı ve diafram altı ağrıya neden olabilir. Ağrı keskin olup geçicidir ve bir iki gün içerisinde kaybolur. Ağrı sırasında kalkmak, biraz dolaşmak ve aynı zamanda ılık su, sıcak çay yada limonata faydalı olabilir. Ayrıca masaj egzersiz rahatlatabilir. Diafram zarı omuz ile ortaklaşa sinirlere sahip olduğu için uyandıktan sonra bu bası ağrısı omuzda hissedilebilir. Ayrıca gazın mesaneye de yapabileceği basınçtan dolayı acil idrar hissi duyulabilir.

İşlem sonrası eşinize veya size refekat eden yakınınıza ameliyat ile ilgili ön bilgi verilerek, detaylı bilgilendirme daha sonra yapılacak tedavi planı hastanın tamamen uyandıktan sonra odasında ikinci bir kez yapılır.

 Ameliyat sonrası evdeki bakım: Göbek altı bir cm’lik kesi yerinde bir veya iki dikiş bulunur ve kendiliğinde eriyerek düşecek bir materyaldendir. Üzeri su geçirmez materyal ile kapatıldığından rahatlıkla banyo alabilirsiniz. Bazen kesi yerinde hafif pembemsi lekelenme olabilir önemli olmamakla beraber devam eder ise doktorunuz bilgilendirilir. İki- üç gün sonra kesi üzerindeki bant çıkartılarak atılabilir. Sabahları vücut ısınızda artış hisseder iseniz ölçerek yüksek olması durumunda doktorunuza bildirmelisiniz.

İşlem sonrası aktivite: Ameliyat sonrası birkaç gün ağrı nedeniyle hareket etmek istemeyebilirsiniz, ancak istemeseniz de yavaş yavaş aktiviteler dönmeniz gerekmektedir. Size verilen gerekli antibiyotik bitirilir ve gerekli durumlarda da ağrı kesicinizi kullanmanız önerilir.

 Seksüel aktivite: İnvaziv cerrahi uygulanmadığı durumlarda, işlem sonrası hafif vajinal kanama ve tüplerin kontrolü için uygulanan boya maddesinin mavi rengi birkaç gün devam edebilir. O yüzden üç dört gün sonra seksüel aktivite olabilir. Ancak ilişki sonrası hafif vajinal kanama ve akıntı olabilir.

 İşlemden sonra ne kadar beklenmeli?: Operatif bir işlem yapılmayan hastalarda eğer tüp bebek düşünülüyorsa dört hafta sonra tedaviye başlanabilir. Ancak sperm faktörü olmayan vakalarda normal yollardan gebelik şansının olabileceği göz önünde bulundurularak iki üç ay bekleme tedavisi uygulanabilir.

 Sonuç; Diagnostik laparoskopi açık ameliyata karşı etkili ve oldukça güvenlidir. Açık ameliyata göre daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme izlenir. Bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi, risk ve komplikasyonlar olabileceği söylense de, güvenli ve jinekolojik problemlerin tanı/ veya tedavisinde kanıtlanmış bir yöntemdir.

 2-Operatif (işlemsel) Laparoskopi:

Genellikle muayene ve görüntüleme teknikleri ile önceden tanı konulan hastalığın tedavisi veya patolojik olan organın duruma göre çıkartılması için yapılan laparoskopik uygulamalardır.

Diğer taraftan tanısal laparoskopi olarak başlayıp işlem sırasında infertiliteye neden olan birçok problemin tanısı konulur ve operatif  laparoskopiye dönülerek güvenle tedavi edilebilir. Operatif laparoskopi yapılırken, problar, bipolar veya monopolar makaslar, biopsi forsepsleri, kuagulatörler (kanamayı durudurucu), sutur (dikiş ) materyalleri gereklidir. Bazı hastalıklar (tüp etrafındaki yapışıklıklar, endometriyozis odakları, overyan kistler, bazı myomlar, hidrosalpinks ve dış gebelik gibi) yukarıda bahsedilen enstrümanların yardımı ile düzeltilebilir veya ortamdan uzaklaştırılabilir.

Genel anestezi altında yapılır ve yapılacak olan işlemin durumuna göre karın bölgesinden açılacak olan delik sayısı iki veya üç adettir. Birinci delik için göbek altı 1 cm (kamera giriş yeri), diğer delikler ise her iki yan pelvik bölgeler olup cilt kesilerinin çapı 0,5cm’dir ve bunların içerisinden de cerrahi işlemde kullanılacak enstrümanlar geçer. Bu kadar küçük deliklerden kadın hastalıklarını ilgilendiren operasyonların hemen hemen tamamı gerçekleştirilebilmektedir.

Operatif laparoskopi endikasyonları;

-Hidrosalpinks (tüplerin uç kısmının tıkanarak içerisinde sıvı birikmesi)

-Endometrioma,

-Myomlar,

-Dermoid kistler,

-Diğer over kistleri

-Dış gebelik,

-Over torsiyonu (yumurtalığın kendi ekseni etrafında dönerek kan akımının yetersiz kalması) gibi sıralanabilir.

 Laparoskopiyle Yapılan Ameliyatlar nelerdir:

Ağrı nedeniyle yapılan laparoskopik Ameliyatları:

Sürekli kasık ağrısı ve cinsel ilişki sırasındaki ağrıların sebebi çeşitlidir. Bunların laparoskopik tanısı ve tedavisi çok basittir. Örneğin, hasta daha önce açık karın ameliyatı geçirmiş ve sürekli karın ağrıları var ise yapılacak olan laparoskopi ile karın içi yapışıklıkların açılması sayesinde hastanın ağrısı yok olacaktır. Hastalarda endometrioz varsa hem tanısı konacak hem de tedavisi yapılacaktır. Bu tip ağrılarla yaşantısı kabusa dönüşmüş kadınlara yapılacak olan L.U.N.A. denilen basit bir laparoskopik operasyonla da hasta yeniden doğmuş gibi olur.

Kısırlıkta Laparoskopi:

Kısırlıkta laparoskopi, uzun yıllardır uygulanmaktadır. Hemen her kısırlık hastasında yapılan bir uygulamadır. Bu yolla direkt olarak yumurtalıklar, yumurtalık kanalları ve karın içi gözlemlenmektedir. Böylece kısırlığa sebep olan pek çok gizli neden ortaya çıkarılabilmekte ve aynı seansta çoğunu laparoskopik cerrahi yöntemlerle tedavi etmek mümkün olmaktadır. Böylelikle uzun yıllar her söylenen doktora giderek harcanan zaman ve masraf önlenmekte ve gerçek anlamda tedavi planlanmaktadır. Yumurtalık kanalları kapalı olan hastaların kanalları bu yolla açılabilmekte;  daha önce ameliyat olmuş, karın içinde yapışıklıkları olanlarda da bu yapışıklıklar ayrılarak gebe kalma olasılığı arttırılmaktadır. Polikistik over sendromu nedeniyle gebe kalamayanlarda yumurtalıklara yapılacak küçük girişimlerle gebe kalma olasılığı artmaktadır.

Hidrosalpenks:

Hidrosalpinks (tüp içerisinde sıvı birikmesi); tubalar normalde yumurta ile spermin buluştuğu ve döllenmenin gerçekleştiği yerlerdir. Norma-ovulatavar (düzenli yumurtlama) sikluslarda tubal fizyoloji hormonların seviyesine göre değişerek ovulasyon sırasında gebeliğe en elverişli durumu gelirler. Tüplerin uç kısımlarının kapalı olduğu durumlarda, tüpün fizyolojik seviyelerde yapmış olduğu sıvı salgısı (normalde bu sıvı salgısı tüp açık olan uç kısmından karın boşluğuna akar) tüp içerisinde birikir ve hidrosalpinkse neden olur. Bu sıvı zaman zaman basıncın artmasıyla rahim boşluğuna geri akım yaparak embriyonun tutunmasını negatif etkiler oluşturur;

1-Fiziksel etki (embriyonun sıvı akımı ile sürüklenerek yerinden kayması)

2-Toksik etki (tüp içerisinde beklemiş sıvının içeriğinin değişimi)

3-Embriyonun tutunmasına katkısı olan ve endometriyumdan salgılanan biokimyasal markerların salınımını negatif yönde etkilemesi. O nedenle hidrosalpinksli tüp mümkün ise laparoskopik olarak alınır veya kornual blokaj yapılarak uterin kavite ile olan ilişkisi kesilir.

Kliniğimizde ultrasonografi ile tanımlanabilecek kadar ileri derecede hidrosalpinks gördüğümüz olgulara direk operatif laparoskopi uygulamaktayız. Çünkü ileri derecede hidrosalpinks durumlarında HSG çekilmesi ciddi peritonit (karın zarının iltahabı) tablosuna neden olabileceğinden önermiyoruz. O nedenle böyle vakalarda ultarasonografi tanısı ile direk laparoskopi yapılacağından tanının doğruluğu önem taşımaktadır. Kliniğimizde kullandığımız üst düzey ultrasonografi cihazları ile tanıda yanılgı payı oldukça minimalize edilmiştir.

 Endometrioma kistleri:

 Laparoskopi sayesinde endometriozis giderek daha fazla görülen ve tanıdığımız bir hastalık haline gelmiştir. Bu hastalık; ağrılı adet görmeye, sürekli kasık ağrısına, kısırlığa, cinsel ilişkide ağrıya ve çikolota kisti denen yumurtalık kistlerine neden olur. Bu hastalığın kesin tanısı ancak laparoskopi ile konur. Tanı konduğu takdirde hastalıklı dokular yakılarak tedavi edilir. Böylelikle hem hastalığın tanısı konur hem de tedavisi yapılır. Hastanın doğurganlığı da korunmuş olur ve aynı gün evine gönderilir. Endometriyozis endometriyal gland dokusunun uterus dışında olması olarak tanımlanır. Normaovulatuar bir kadında her ay bir folikül gelişir ve bunun gelişimine parelel olarakta östrodiol hormonu belli bir değere kadar artar. Östrodiol hormonu endometriyal dokuda hücre artışı yaparak kalınlaştırırken uterus dışında bulunan endometriyal glandların gelişimine neden olacaktır. Dolayısıyla menstrüel kanama başladığında endometriyal doku servikal kanal aracılığı ile dışarı atılabilirken, uterus dışında bulunan endometriyozis  veya endometriyoma kistinin kanamaları içeride kalmaktadır ve her menstrüel süreçte tekrarlayarak endometriyozis ilerlemektedir. Endometriyozis pelvik organlarda yapışıklıklara neden olmaktadır ve bunda en fazla etkilenen organ tüplerdir. Endometriyozis nedeniyle tüplerin normal anatomisi kaybolur ve fonksiyonlarını yapamazlar. O nedenle sperm analizi normal olan ve erkek faktörü olmayan endometriyozis olgularında yapılan laparoskopi ile endometriyozis odakları özellikle endometriyozisin neden olduğu peritubal adezyonlar (tüp etrafındaki yapışıklıklar) ortadan kaldırılarak tüplere normal anatomi kazandırılırsa çifte normal gebelik şansı verilmiş olur. Aynı zamanda over dokusunda endometrioma kisti var ise over rezervini etkilemiyecek şekilde çıkartılır. Ciddi endometriyozis veya adenomyozis vakalarında GnRH analogları ile overler 2-3 ay baskı altına alınabilir. Ancak biz GnRH anoloğu kullanımını mevcut kistlerin çıkarılışını zorlaştırdığını düşündüğümüzden pek tasvip etmiyoruz. Böylece hem hastalığın tedavisini tamamlamış hem de tekrarlama riskini minimalize etmiş olunur. 

Yumurtalık Kist ve Tümörleri :

Kanser olasılığı iyice araştırılıp bertaraf edildikten sonra tüm yumurtalık kistleri ve kitleleri laparoskopik olarak alınabilir. Eğer kitlelerin patlatmadan alınması istenirse karın içine sokulan torbalarla kitle hiç dağılmadan çıkartılır. Yumurtalıklarına hiçbir zarar verilmediği için hastanın hem doğurganlığı korunur hem de aynı gün evine gönderilir.

Dermoid kistler :

Dermoid kist veya matur teretom benign (iyi huylu) bir over tümörüdür. Tüm benign overyan tümörlerin yaklaşık 1/3’nü oluştururlar. Sıklıkla genç kadınlarda görülür.  Nadiren kötü huylu olabilirler. Kanser vakaların %1-2’de ve daha çok 40 yaş üzeri kadınlarda görülmektedir. Dermoid over kistleri birçok farklı doku tipleri içerdiği için tipleri bu dokuların fazlalığına göre değişik görüntü verirler. Sıklıkla içi yağlı, koyu sıvı içerikli, kıl, kıkırdak hatta diş parçası içerebilirler. Genellikle belirti vermezle ve rutin jinekolojik muayenelerde farkedilir. Ancak bazen torsiyone (kendi ekseni etrafında burkulma) olarak ciddi ağrıya neden olabilirler. Bazı durumlarda da kapsülü yırtılarak yoğun yağlı içeriği pelvik organlarda irritasyon ve yapışıklıklara neden olabilirler. O nedenle büyümüş olan dermoid kistler laparoskopik olarak çıkartılmalıdır. Kistin çıkartılması fertiliteyi kötü yönde etkilemez.

Rahim Urları (Myomlar):

Üreme çağındaki kadınların %30’da görülebilmekle birlikte her zaman inefrtiliteye neden olmazlar. Ancak yerleşim yerlerine, büyüklüklerine ve sayılarına göre infertiliteye ve düşüklere hatta erken doğumlara neden olabilirler. İVF tedavisinde intramural (sadece rahim duvarına yerleşim gösteren myomlar)’ın bazıları ve submukozal (uterin kaviteyi etkileyen myomlar) yerleşim durumlarında hem normal yoldan hem de tüp bebek tedavisi gebe kalmayı etkileyebilmektedir. Özellikle uterin kaviteye doğru büyüyerek rahim boşluğunu iten myomlar implantasyonu (embriyonun rahim zarına tutunması) azaltarak gebelik şansını düşürmektedir. Gebeliğe negatif etki edebilecek submukoz myomlar histeroskopik olarak, intramural myomlar ise laparoskopik olarak çıkartılmalıdır.

 Rahim Alınması (Histerektomi):

Rahimin alınması gereken durumlarda karından alınması düşünülen rahimin laparoskopik olarak alınması, hastaya laparoskpik cerrahinin tüm üstünlüklerinden yararlandırır. Hasta 1 gün sonra evine gider ve en geç 15 gün sonra işine başlar.

Kısırlaştırma (Siterilizasyon):

Hasta doğurganlığını sona erdirmek istediğinde laparoskopi ile çok kısa sürede bu işi yaptırabilir. Hasta aynı gün evine gider.

 İdrar Kaçırma (Stress Inkontinans):

Doğum yapmış kadınların büyük kısmı belli bir yaş sonrası rahim veya idrar kesesi sarkmasına bağlı; öksürürken, gülerken veya ağır kaldırırken idrarını tutamaz ve bu durum onların sosyal yaşantılarını olumsuz etkiler. Endoskopik yöntemle yapılacak ameliyatlarla hastaların hem yakınmaları ortadan kaldırılır hem de çok kısa sürede normal yaşantılarına geri dönmeleri sağlanır. Ameliyattan sonrada aynı gün evlerine gidebileceklerdir.

Rahim Sarkması:

Hastanın rahimi sarkmışsa çok basit bir kordonları asılarak hastanın şikayeti ortadan kaldırılır. Hasta aynı gün evine gidebilir.

Ektopik (dış) gebelik:

Ektopik gebelik, tüp içerisinde fertilize olan yumurtanın uterin kaviteye ilerleyememesi ile uterin kavite dışında bir yerde devam etmesidir. Hemen hemen bütün ektopik gebelikler tubal yerleşimlidir.

Ektopik gebeliğin nedenleri:

-Fallopian tüpün enfeksiyonu veya enflamasyonu.

-Daha önceki enfeksiyon veya operasyondan kalan tubal yapışıklıklar fertilize yumurtanın hareketini engelleyerek uterin kaviteye geçişini yerleşimini etkiler.

-Önceki pelvik veya tubaya uygulanan cerrahiler yapışıklıklara neden olabilir.

-Tubanın şeklindeki doğumsal veya gelişimsel anomaliler.

Ektopik gebelik riskleri nelerdir;

Aşağıdaki faktörler ektopik gebelik riskini arttırmaktadır.

-Daha önce ektopik gebelik hikayesi ol

-Agressiv abdominal veya pelvik cerrahiye geçirmiş olanlar

-Pelvik inflamatuar hastalıklar (PID)

-Daha önce birkaç kez gebelik kaybı olanlar.

-Tubal ligasyon veya intra uterin gebeliği önleyici alet yerleştirilmiş olanlar

-Sigara içen kadınlar

-Endometriyozisi olan kadınlar

Ektopik gebeliğin semptomları (belirtileri):

Daha önce normal gebelik geçirenler ektopik gebelik belirtilerini daha kolay farkedebilirler.

-Keskin veya saplanır tarzda ağrı, lokalizasyonu pelvis, abdomen hatta bazen (gebeliğin yırtılması ile diafram irritasyonuna bağlı) omuz ve boyun ağrısı bile olabilir.

-Vajinal kanama, bleeding, (normal periyottan daha ağır veya hafif)

-Gastrointestinal belirtiler

-Baş dönmesi, baygınlık

 Ektopik gebelik tanısı:

Pelvik muayenede batında hassasiyet, ultrasonografide uterin kavitede gebelik olmaması, Douglas boşluğunda normalden fazla sıvı birikimi ve bazende gebelik kesesi hatta fetal kalp atışlarının uterin kavite dışında izlenmesi ile kolayca tanı konulabilir.

hCG ölçüm seviyeleri de önemlidir; beklenen gebelik haftasına göre düşük seyreden ve dış gebelik semptomları olan hastalarda dış gebelik açısından dikkatli olunmalıdır. Bazen tanı koyulamayan durumlarda özel iğne ile culdosentez (uterus ile rectum arası boşluk) yaparak dış gebelikten bu boşluğa olan kanama ile tanı konulabilir.

Alınan örnekte kan bulunması dış gebeliğin bulunduğu yeri yırtarak veya tüpten abort yaparak batın boşluğuna atılmakta olduğu anlamına gelir.

Ektopik gebelikte tedavi:

-Medikal ( Methotrexate)

-Cerrahi (laparoskopik)

Medikal tedavi sonrası takip:

Medikal tedavide Methotrexate denilen bir ilaç kullanılır. Ektopik gebeliğin medikal tedaviye uygun olması gerekir ve takipleri hCG düşüşü ile yapılır. hCG normal değerlere inmesi takip edilirken ilacın etkisini göstermeye başladığı 48 - 72. saatlerde tubal rüptür açısında dikkatli olunmalıdır. Ektopik gebelik nedeniyle laparoskopik olarak salpenjektomi yapılsa bile diğer tüp normal ise gebelik şansı %60 civarında devam etmektedir.

Over torsiyonu

Over dokusunun kist veya tüp bebek tedavisinde uyarılması sonucu normalden daha büyük volümlere ulaşarak kendi ekseni etrafında dönmesi ile over kan akımının bozulması ve buna bağlı olarak pelvik bölgede keskin bıçak saplanır tarzda gerilemeyen ağrıya neden olur. Tedavisi laparoskopi ile overin eski durumuna döndürülmesi ve kan akımının sağlanmasıdır.

 Okunma Sayısı : 3250         23 Ocak 2017